Sevginin en iyisi her iki tarafa da hayat verir; her iki tarafta sevilmekten haz duyar ve kendini zorlamadan sever; bu karşılıklı mutluluğun sonucu olarak iki tarafta dünyayı daha bir ilgiye değer bulur. Gel gelelim oldukça yaygın bir başka sevgi daha vardır ki, bunda biri diğerinin bütün canlılığını emer, onun verebileceği her şeyi sömürür, karşılık olarak ise hemen hemen hiçbir şey vermez.
Güzel bir günde göz alıcı bir kıyı boyunca vapurda giderken kıyıyı seyreder, manzaradan zevk alırsınız. Bu dışarıya bakmakla alınmış bir zevktir ve herhangi büyük bir gereksiniminizle bağlantısı yoktur. Ama eğer geminiz batmış da kıyıya doğru yüzmekteyseniz bu kıyıya başka türlü bir sevgi beslersiniz: Kıyı, sizin için güvenliği temsil eder güzel ya da çirkin olması önemli değildir. Sevmenin üstün olanı, gemisi güvenli olan kişinin duygusuna benzeyendir; daha az güzel olanı da gemisi batmış olana uyandır. Bu iki türlü sevginin birincisini kişi ancak güvende iken ya da en azından kendisini kuşatan tehlikeleri aldırış etmiyorsa duyabilir. İkincisi ise tam tersine güvenli olmayan bir durumda bulunmaktan ileri gelir. Güvenli olmayan durumun doğurduğu sevgiyi diğerinden çok daha öznel ve bencildir çünkü sevilen nitelikleri için değil işe yaradığı için değerli görülmektedir.
Erkeklerin kadınları dış görünüşlerine bakarak sevmelerine karşılık, kadınlar erkekleri karakterleri için sevme eğilimi gösterirler. Bu noktada, kadınların erkeklerden üstün olduğunu belirtmek gerekir, çünkü onların erkeklerde aradıkları nitelikler, erkeklerin onlarda aradıkları niteliklerden üstündür. Ama iyi bir karaktere sahip olmanın iyi bir görünüşe sahip olmaktan daha kolay olduğunu hiç sanmıyorum; hiç değilse kadınlar, iyi bir görünüşe sahip olmak için ne yapmak gerektiğini, erkeklerin iyi bir karaktere sahip olmak için ne yapmak gerektiğini bildiklerinden, daha iyi bilirler.
Sevilenin uğradığı talihsizliğe acımanın da ileride uğrayabilecekleri için endişe etmenin de sevgide mümkün olduğu kadar az yer alması gerektiğine inanıyorum.
Gel gelelim her sevgi, insanı korkusuz ve serüvenci yapmaz. Gösterilen sevgi çekingen değil güçlü olmalıdır; sevilenin güvenliğini ihmal etmemekle birlikte, daha çok mükemmelliğini isteyen bir sevgi olmalıdır.