İzzeddin

İzzeddin
@Lazuline
Öğrenci
Gaziantep
32 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Ey insan! Bil ki o rahmetin arşına yetişmek için bir mi'rac var. O mi'rac ise Bismillahirrahmanirrahîm'dir. Ve bu mi'rac ne kadar ehemmiyetli olduğunu anlamak istersen, Kur'an-ı Mu'cizü'l-Beyan'ın yüz on dört surelerinin başlarına ve hem bütün mübarek kitapların iptidalarına ve umum mübarek işlerin mebdelerine bak. Ve Besmele'nin azamet-i kadrine en kat'î bir hüccet şudur ki İmam-ı Şafiî (ra) gibi çok büyük müçtehidler demişler: "Besmele tek bir âyet olduğu halde, Kur'an'da yüz on dört defa nâzil olmuştur."
Sayfa 114
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ey âlem-i beka için yaratılan ve fâni âleme müptela olan bîçare insan! فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ السَّمَٓاءُ وَ الْاَرْضُ âyetinin sırrına dikkat et, kulak ver! Bak ne diyor? Mefhum-u sarîhiyle ferman ediyor ki: "Ehl-i dalaletin ölmesiyle insan ile alâkadar olan semavat ve arz, onların cenazeleri üstünde ağlamıyorlar, yani onların ölmesiyle memnun oluyorlar." Ve mefhum-u işarîsiyle ifade ediyor ki: "Ehl-i hidayetin ölmesiyle semavat ve arz, onların cenazeleri üstünde ağlıyorlar, firaklarını istemiyorlar." Çünkü ehl-i iman ile bütün kâinat alâkadardır, ondan memnundur. Zira iman ile Hâlık-ı kâinat'ı bildikleri için kâinatın kıymetini takdir edip hürmet ve muhabbet ederler. Ehl-i dalalet gibi tahkir ve zımnî adâvet etmezler. Ey insan, düşün! Sen alâküllihal öleceksin. Eğer nefis ve şeytana tabi isen senin komşuların, belki akrabaların senin şerrinden kurtulmak için mesrur olacaklar. Eğer اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجٖيمِ‌ deyip Kur'an'a ve Habib-i Rahman'a tabi isen o vakit semavat ve arz ve mevcudat, herkesin derecesine nisbeten, senin derecene göre senin firakından müteessir olup manen ağlarlar. Ulvi bir matem ile ve haşmetli bir teşyi ile kabir kapısıyla girdiğin beka âleminde senin derecene nisbeten senin için bir hüsn-ü istikbal var olduğuna işaret ederler.
Malûmdur ki a'lâ bir şey bozulsa, edna bir şeyin bozulmasından daha ziyade bozuk olur. Mesela, nasıl ki süt ve yoğurt bozulsalar yine yenilebilir. Yağ bozulsa yenilmez, bazen zehir gibi olur. Öyle de mahlukatın en mükerremi, belki en a'lâsı olan insan, eğer bozulsa bozuk hayvandan daha ziyade bozuk olur. Müteaffin maddelerin kokusuyla telezzüz eden haşerat gibi ve ısırmakla zehirlendirmekten lezzet alan yılanlar gibi dalalet bataklığındaki şerler ve habîs ahlâklar ile telezzüz ve iftihar eder ve zulmün zulümatındaki zararlardan ve cinayetlerden lezzet alırlar, âdeta şeytanın mahiyetine girerler. Evet, cinnî şeytanın vücuduna kat'î bir delili, insî şeytanın vücududur.
Sayfa 94
Kur'an-ı Kerim cennet ve cehennem sahnelerinden hemen sonra beş vakit namazı zikrederek şunu söyler: İnsan hayatının farklı dönemlerini anlatan güneşin değişim ve dönüşüm vakitlerinde namazda ol. Âlemin karanlıktan aydınlığa doğru yürüyüşüne tanıklık eden sabah namazında doğumu, öğle de gençliği, güneşin izmihlal e doğru gidiş vaktinde dünyadan ayrılmaya hazırlanışı, akşam vefatı, yatsıda tekfîn ve tedfîni düşün. Batan güneş, her şey gibi senin de bir ecelin var, der. Her gurûb-u şemste ölümü kuşan. Ölmeden önce defalarca öl ki, ölüm vaktin şeb-i arûsa dönsün."
Sayfa 19·Kitabı okudu
Başarılı İnsan; DAİMA İLERLEMEK VE YÜKSELMEK PEŞİNDEDİR. Çünkü ilerleyemeyen geri kalır ve geri kalın doğuracağı zarar, yükselmeye çalışırken tüketilen güçten çok daha maliyetlidir. Geri kaldığımız zaman az emek harcamıyorsunuz. İlerlemek için harcadığınız 10'sa, ilerlemediğinizde geriye düştüğünüz zaman geriye düşmenin size getireceği zarar 100'dür. Fatura daha ağır...
İnsan