Verili her toplumsal fenomende, içerik ve toplumsal biçim tek bir
gerçeklik kurar. Nasıl mekânsal bir biçim, biçimi olduğu malzeme olmaksızın var olamazsa, her türlü içerikten koparılmış bir toplumsal biçim de var olamaz. Her türlü toplumsal fenomen ya da süreç aslında birbirinden ayrılamaz olan iki unsurdan meydana gelir: bir yanda, bir çıkar, bir amaç ya da bir güdü: öte yanda, bu içeriğin toplumsal gerçekliğe kavuşmasını sağlayan, ona şekil veren, bireyler arasındaki bir etkileşim biçimi ya da tarzı.
Toplumlaşma, bireylerin bir arada birlik oluşturdukları ve içerisinde çıkarlarını gerçekleştirdikleri (sayısız farklı yoldan gerçekleştirilen) biçimdir. Ve bireyler bu tür birlikleri —şehvani ya da idealistçe, geçici ya da kalıcı, bilinçli ya da bilinçsiz, nedensel ya da teleolojik— çıkarları üzerinde oluştururlar.