Âşık olmuşsunuz, evlenmişsiniz, birbirinizi öyle kabul edeceksiniz artık. Ailesini, memleketini, âdetlerini, geleneklerini göreneklerini kabul edeceksin karşındakinin. Ha uyma... Uyma, bak gene söylüyorum, uyma ama saygı duy. Her şeye saygı bekliyorsunuz ya, biz de bekliyoruz o saygıdan. Her fırsatta anneni babanı ziyarete gidiyorsunuz, aile tatilleri yapıyorsunuz, yalan mı? E, biz de Erkan’ın ailesiyiz. Ebru’nun babası iş adamıymış, ne yapayım? Erkan’ın babası fabrikada işçiydi. O da adamdı. O da iş yapıyordu. O da bizim iş adamımızdı. Seninki çok kazanıyor, bizimki az kazanıyordu. Ne yapalım biz şimdi? Erkan’a zengin baba mı bulalım?
İtikatsız, zannediyor ki çocuk anne baba isteyince oluyor; Allah isterse verir, istemezse vermez. İşte o kadar. İstenmeyen insan yok dünyada, herkes istenmiş. Kimin nasibinde hangi bebek varsa o geliyor, kimin nasibinde hangi ana baba varsa o..."