Orada olması gereken bir şey, boşluğun eksikliğinden medet umuyordu. Eksik olan şey, varlık ile yokluk arasındaki pencereye kanatlarını çarpıp vuruyordu. Ben o sessiz çığlığı duyabiliyordum.
Her şey elimden alınmış gibi hafif bir vazgeçiş hissi de vardı içimde. Çocukluğumda, küçük çocuklar oyun oynarken büyük çocukların gelip o oyunu ele geçirip kendileri oynamaya başladıkları olurdu. O zamanlardaki duyguyu hissediyordum şimdi de.