📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Herkese yeniden merhaba Bugün uzuuun zaman sonra okuduğum bir klasik yorumuyla karşınızdayım. Ddoktor Ox’un Deneyi benim klasiklere olan bakış açımı büyük ölçüde değiştirdi. Ben klasiklerin daha sıkıcı ve daha ağır dil ile yazıldığını düşündüğüm için fazlaca ön yargılıydım ama bu kitapta dil çok akıcıydı ve ayrıca anlatım tarzı çok samimi ve komikti. Yani kısacası kitabı çok severek ve ilgiyle okudum.Çerezlik 1 günde bitebilecek (ben iki günde bitirdim ama bu bende huy üzgünüm hahahha) eğlenceli, akıcı bir kitap arıyorsanız alın okuyun derim.
Şimdi de kitabın konusuna geçelim. Kitapta bir şehrimiz var. Bu şehirdeki insanlar o kadar sakin, o kadar gamsızlar ki böyle 50 doz sakinleştirici verilmiş gibiler. Asla birbirleriyle kavga etmez hep dostça yaşarlarmış. Hatta size çok şaşıracağınız bir şey söyleyeceğim; bu kitapta insanlar birbirleriyle evlenmek için 10 yıl bekliyorlar o kişiyi iyice tanıyabilmek için. Yani her şey aşırı yavaş ve sakin ilerliyor anlayacağınız. Doktor Ox da bu bulmuş böyle sakin insanları demiş ki bir deney yapayım. Şehre ışılandırma yapacağım bahanesiyle bütün şehre bir gaz gönderiyor ve bu gaz sonucu insanlar farklılaşıyor. Bu kitapta da bu gazı soluyan insanlar nasıl değişiyor, değiştiklerinde neler yapıyorlar onları okuyoruz.
Doktor Ox'un DeneyiJules Verne · İş Bankası Kültür Yayınları · 202123,7bin okunma
Merhaba. Bu benim ilk yorumum olduğu için biraz gerildim nasıl yazacağım diye ama en sonunda arkadaşlarıma anlatır gibi anlatmaya karar verdim. O zaman önce kitabın konusundan kısaca bahsedeyim. Kitapta 3 tür yaratık var. İblisler, cadılar ve vampirler. Bu türler insanlarla beraber dünyada normal zamanda yaşıyor. Baş karakterimiz Diana da bir cadı fakat bunu asla kabul etmiyor ve normal insan gibi hayatını düzene sokmaya çalışıyor ve kısmen de başarılı oluyor. Ta ki Ashmole 782 adında bir el yazması ile karşılaşana kadar. Bu el yazması ile karşılaştıktan sonra Diana’nın hayatı tamamen değişir ve artık kendi türü ve büyüleriyle yüzleşmek zorunda kalır. Bu seri 3 kitaptan oluşuyor ve Cadıların Keşfi ilk kitap. Bu kitapta Diana ve Matthew’un tanışmasını, birbirlerine aşık olup her şeye ve herkese kafa tutmalarını okuyoruz. Yazar ilk kitapta öncelikle karakterleri, türleri ve bu türlerin geçmişlerini anlatmış fakat asla sıkıcı ya da durgun bir kitap değil.
Kitaba bayıldığımı söylemem lazım. Kitap cidden bikaç aydır okuduğum en iyi kitaptı. Fakat kitabı övmeden veya karakterlerini anlatmadan önce sevmediğim birkaç noktaya değinmek istiyorum. Öncelikle kitap yazım yanlışları ile dolu. Başlarda bunu görmezden gelebilirim diye düşündüm fakat bir yerden sonra artık görmezden gelemeyeceğim kadar fazla olunca bu baya canımı sıktı. Noktalama işaretleri de bazı yerlerde biraz karışıktı. Kitabı direk karanterin ağzından okuduğumuz için bazı cümlelerde hangisi konuşma hangisi değil biraz karışıyor. Bunların dışında kalan diğer şeyleri çok sevdim. Yazar hem karakterleri harika bir kurguyla tanıtmış ve seriye harika bir başlangıç yapmış. Bu kitapta en sevdiğim karakter tabi ki Matthew. Güçlü duruşu, kendinden emin oluşu beni cidden büyüledi ama bazı yerlerde gıcık da etmedi değil.