Kuyucaklı Yusuf...
Edremit’te geçen bir öksüzün hikayesi...
Yusuf benim için çok farklı bir karakterdi. Diğer insanlardan kendini soyutlamış, dünyaya yabancı, insanlara yabancı, tüm o anlamsız üstünlük çabalarına yabancı, kendi halinde bir genç...
Yusuf’ta ilk farkettiğim şey kendini bu dünyaya ait hissetmeyişiydi belki de.. Ne o memleket onun memleketiydi, ne o ev onun eviydi, ne o aile onun ailesiydi, ne o iş onun işiydi, ne de Muazzez onun Muazzez’iydi aslında..
Belki de bu yüzden Yusuf ayrı bir yer edindi bende. Kendimi gördüm belki de.. O dünyaya yabancılık tanıdık geldi ruhuma.. Ayna karşısında kendimi izler oldum.. Bu adaletsiz, üstünlük peşinde olunan, insanların sınıflandırıldığı, maddi zenginliğin adalet terazisini yönettiği bu dünya yabancı geldi benliğime.. Alışmadım, alışmak istemedim..
Belki bir gün... Belki bir gün düzelir dünya... Ve belki bir gün bizde böylesine uzaklaşmayız insanlıktan... Yusuf gibi saklamayız kendimizi...
Hani şarkıda diyor ya; “Bir yer bulalım, dünyadan uzak...”
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Olimpos Yayınları · 2019210,6bin okunma
Selamun aleyküm.
Güzel bir kitapla karşınızdayım.
İçinde ayet ve o ayet için bir de öykü bulunuyor. Okudukça dinimi daha güzel nasıl yaşarım diye düşünüyorsunuz. Okudukça hatalarınızı düzeltmeye odaklanıyorsunuz. İçerisinde çok fazla kısa kısa öyküler var ve hepsi birbirinden manalı. Yorulmadan her gece bir kaç öykü okuyabilirsiniz. Yalın bir anlatımı var ve her yaştan okunabilir diye düşünüyorum.
Sevgiyle ve kitapla kalın.. :)
Elhamdulillah bitirdim bu güzel kitabı. Daha öncede Peygamber Efendimiz 'in hayatını okumaya başlamıştım ama bitirmek nasip olmamıştı. Bu seferde kısa süre içerisinde okumadım, okuyamadım. Çünkü sıradan bir kitap/ roman okumuyorum. Bunun bilinciyle hissederek okumaya çalıştım. Bazen unuttuğum yerleri başa sarıp tekrar okudum. Anlamayıp aynı konuyu iki üç kez okudum. Araya zaman koyup tekrar elime aldım. Ama çok şükür baştan sona okuyup bitirdim.
Kitap güzel ve açıklayıcı yazılmış. Sadece çok fazla sefere çıkıldığı için bazı yerlerinde kafam karıştı. Ama anlatımını beğenerek okudum. Tüm mü'min'lerin bir kez dahi olsa okuması gerekiyor Peygamber Efendimiz'in hayatını ve bunun için de bu kitabı seçebilirsiniz. Kitabın elimize ulaşmasını sağlayan herkese teşekkür ederim.
"Dünya neye sâhipse, onun vergisidir hep;
Medyûn ona cem'iyyeti, medyûn ona ferdi.
Medyûndur o ma'sûma bütün bir beşeriyyet...
Yâ Rab, bizi mahşerde bu ikrâr ile haşret."
Mehmet Akif Ersoy
"اِقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذ۪ي خَلَقَ ۚ"
"Yaratan Rabbinin adıyla oku! " (Alak Suresi /1)
"Hiç kimse kendi başına bir bütün, bir ada değildir." John Donne
Ahh şimdi sakın buraya ben kendime yetiyorum falan yazmayın. Hangi sen..? Annenin dizlerine yatıp saçının okşanmasını isteyen mi? Yoksa ilk aşk bellediğin babanla sohbetler etmek isteyen mi? Her şeyi rahatça anlatabileceğin, duygularını saklama hissi duymayacağın bir dost arayan mı? Şimdi senin bunların hiçbirine ihtiyacın yok mu? Eğer yok diyorsan ya büyük darbeler almışsındır ya da bu hazzı hiç tatmamışsındır. Çünkü her insan değer görmek ister. Birileri tarafından değerli olduğunu, sevildiğini, özlendiğini bilmek ister. Peki ya biz başkalarının elinden bunu alıyorsak?
Biz hepimiz bu ülkede, bu dünyada, bu evrende yaşıyorsak bir bütünüz demektir. Parçalanıp bölünsekte, farklı bedenlere bürünsekte, çeşitli fikirler yürütsekte özümüzde bir olduğumuzu bilip her bir zerremize değer vermeli, sevgi göstermeli, nazik davranmalıyız... Karşımızdakini bir başkası olarak değil "BİZ" olarak görmeliyiz.
Ve şimdi...
"Hayata yeni bir kural koyalım mı?... Şöyle olsun: Daima gerektiğinden biraz daha nazik olmaya çalış."(alım :))
MucizeR. J. Palacio · Pegasus Yayınları · 201615,5bin okunma
""Ben o zamanlar on altı yaşındaydım, lise birde. İnce uzun bir oğlan. Saçlarım kirpi gibi dik duruyor; ne yana, ne geriye taranmıyor, beni deli ediyordu.
Babam "İnatsın inat... İnatçı adamın saçı yatmaz. Dedene çekmişsin besbelli. Keşke annene benzeseydin." diyordu.
Keşke...""
Vagondan Ev
Belki her şeyin bittiği, belki her şeyin başladığı yer. Annesini kaybedip acıyı, yalnızlığı, kazandığı yer. Hayata bir kez daha sıfırdan başladığı yer.
Bir çarkıfelek misali sürekli başladığı noktaya dönen bir oğlan. Kaderi de tıpkı kirpi saçları gibi babasına benzeyen, memleketini tanımayan, tanıyacak bir memleketi olmayan bir oğlan. Sosyalist Ali Bey' in oğlu...
Ali Bey' in Münire' ye aşkıyla başlar her şey. Kaderin kahpeliği ilk kez sahneye çıkar. İkisinin birbirine sevdası yetmez bir olmaları için. "Davul bile dengi dengine" denir ya hani, bundan sebeptir belki de ümitsizlikleri. Sabırları yettiğince beklerler, tükenen sabırla kaçarlar. İzlerini kaybettirene değin şehir şehir giderler. Bu kaçış macerası sırasında bir oğulları olur. Oğullarının anısında ise üçünün birlikte en son yaşadıkları "Vagondan Ev" kalır geriye. Sizin hiç "Vagondan Ev" iniz oldu mu ya da hiç "Vagondan Ev" gördünüz mü? Onların oldu. Bir "Vagondan Ev" leri bir de sevgileri vardı zaten. Bir "Vagondan Ev" leri bir de acıları vardı zaten. Bir "Vagondan Ev" leri bir de kaderleri vardı zaten. Ama "Vagondan Ev" leri hep vardı; anılarında, düşlerinde, kederlerinde...
Klasik bir hikayedir onlarınki ama hikayedir işte. Uzun Hikaye.
Merhabalar,
Çok beğendiğim bir kitapla karşınızdayım. Azıcık klasik bir hikaye ama AZICIK. Umarım sizlerde okuyup beğenirsiniz. Yukarıda sizlere biraz bahsettim. Biraz tanıtım yazısı gibi oldu ama içime çok sindi.
Hepinize Keyifli Okumalar Dilerim =))
Uzun HikâyeMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 202345,5bin okunma