Dün ayrılırken bana elini uzattı ve "Güle güle, Sevgili Werther!" dedi. Sevgili Werther! İlk defa sevgili kelimesini kullandı. Bu kelime iliklerime kadar işledi. Kelimeyi kendi kendime yüz kere tekrar ettim. Dün gece tam bunu söylenerek yatacağım sırada, aniden "İyi geceler, sevgili Werther!" dedim ve kendime güldüm.
Senin bu evdeki yerin nedir! Herkes için her şeyim. Dostların sana değer veriyor. Onlara neşe, sevinç getiriyorsun; onlar sanki sensiz olamazmış gibi geliyor sana. Oysa sen şimdi çıkıp gitsen, bu çevreden ayrılsan? O boşluğu, senin onların kaderinde bıraktığın boşluğu ne kadar zamanda doldururlardı? Ne kadar zamanda? Ah, insan öyle fani ki, kendi varlığına inandığı, hatıralarında ve gönlünde tek bir iz bıraktığı yerde bile silinir gider, izleri kaybolur, hem de çok geçmeden!
Elbette, her şeyi kendimizle ve kendimizi de her şeyle kıyaslayacak yaradılışta olduğumuzdan, mutluluk ya da felaket de bizimle ilgili şeylerle bağlantılıdır.