Marcela, annemin yaşama arzusunu yitirdiğini, "depresyon"un böyle bir şey olduğunu söylemişti; insanın hiçbir şey yapası gelmezmiş ve geçmesi uzun sürermiş.
Annem artık işe gitmiyor, arkadaşlarıyla buluşmuyor, telefonda anneannemle konuşmuyordu. Üstünde bornozuyla televizyonun karşısına oturup sabahtan akşama dek kanaldan kanala atlıyordu.
Bir türlü aklım almıyor; bir ülkede kiralanan arabayı başka bir ülkede geri vermek, otuz gün evvel ölmüş bir balığı derin dondurucuda taptaze saklayabilmek, faturaları evden çıkmadan ödeyebilmek gibi bana hala mucizevi gelen şeylerin gerçekleştiği bir dünyada nasıl olur da olayların gerçekleşme sırasında küçük bir değişiklik yapmak gibi basit bir meseleye çözüm bulunamaz?