Ray Bradbury - Fahrenheit 451
—————
Üniversitede ard arda verilen kar tatilleri yüzünden yurtta sıkışıp kaldığım zamanlarda, kitap henüz çok satanlar raflarında yerini almamışken, Fahrenheit 451’in filmini izleyip, etkilenip, romanı temin etmiştim. Şimdiyse sevdiğim romanlar arasında yerini almış durumda. İtfaiyelerin işlevinin yangını söndürmek yerine kitapları yakmak olduğunu düşünün. Montag kitapları yakan ve bunu neden yaptığını hiç sormayan bir itfaiyeci. Komşusu Clarisse ile karşılaşıncaya kadar bu böyle devam ediyor, karşılaşmanın ardından Montag neden ? sorusunu sormaya başlıyor. Kitabımız sorgulamayan, düşünmeyen, günlerini televizyon izlemekle geçiren insanlarla dolu ve bu durum çok kanıksanmış. Kitap okumak çok gereksiz ve insanı yoran bir şey hatta yasak, insanlar düşünmemeli, sorgulamamalı ve bu sayede yönetilebilir olmalı. Bu ortamda Montag sorgulamaya başlıyor. Kitapları korumak için yangında kalan bir kadını görmesiyle işler daha da heyecanlı bir hal almaya başlıyor. Kitabın vermiş olduğu mesaj, yazılmış olduğu tarihe rağmen bu kadar öngörülü olması çok etkileyici ayrıca gayet anlaşılır bir dili var, bir çırpıda okuyup elinizden bırakamadan bitirmiş olacaksınız. Çok sevdiğim bilim kurgu (?) kitapları arasında yerini sağlam bir şekilde koruyor. Okumalısınız ve izlemelisiniz!