Bana kurumuş ağaçların dallarını kes diyorlar,
Seni severken nasıl yapayım? Karar verirken kendini düşün, sonrasında acıtmasın için, dalma uzaklara, güç ve para sende olsun diyorlar, seni severken nasıl yapayım düşsüz eylemleri? Bir çocuk dökerken gözyaşını, silmemek olmaz, belki daha çok ağlar büyütür kendini, gözyaşını anlamlı kıllar ellerin; seni seviyorken yapmamak olur mu?
Seven; sevileni koyar her bir yanına. Her yanda açar sevilen, sevenin çiçek bahçesi olur ruhu. Seven ve sevilen büyük ahenkle oynamaz mı oysa yaşam tiyatrosunda? Maskesizdir onlar, maskelilerle alay ederler çünkü geçicidir, yanılsamadır yaşadıkları, sevgi kalıcıdır. Sevgi kalıcıysa sevgidir, sonsuzsa bâki aşktır o.
Bana rüzgârı dinleme, nereye eserse essin diyorlar; seninle yaşadığımı, sana savrulduğumu bilmiyorlar..
Ben nasıl yaşıyorsam yerine seni koyuyorum, dünyayı anlıyorum oysa, sana söyleyemediğim her şeyi şiirlerime söylüyorum, Tanrı’ya iletiyorum aslında. Rüzgâr nereye eserse essin sana savruluyorum, bundan mı aklı başında olanlar işinin başında olamaz? Hayata uyum sağlayamaz eylemleriyle, bilmiyorum.. Sanat elbet kendini var ediyorsa var olanlar vardır yaşamda, sonsuzdur, sana olan sevgimden eksiktir belki, noksan değildir fakat kendinden. Bana kimi söylüyorsa yerine seni koyuyorum, empatinin en yükseği değil mi? Anlaşılmayanı da anlıyorum kaybolmuş dünyada.
-Letavitsa.