Benim ruhumu canlı tutan Tanrıyı;
En yüce şekilde yarattım ruhumda,
Benim evrenimde,
Yalan ve nefret yerine sevgi ve hüzün vardı.
Susmayan zihnimin içinde yalnızca sen vardın.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gerçeği görmek istiyorsan,
Kalbine kırık aynalardan bak, gerçek kırk insanda değil.
Cenneti görmek istiyorsan ruhuna bak,
Kutsal üfleyiş de cennet değil midir?
Kalbini bulmak istiyorsan kendinde ara,
Kırıkların sebebini anla.
Kayboluşların sebebi dünya,
Sen değilsin, ruhunu senden başkası veremez ucuza.
Kendinde paha biçilemez ne varsa,
anlamadan iten sensin,
Hazinenin gizemi değildir onlar için önemli olan,,
İnsan düş kırıkları kadar ucuzdur,
değer biçmez kendine.
Sen de düşlerinde başkalarına yer verme,
zihnini hapset kendine.
Zaten insanı bozan da insan değil midir?
-Letavitsa.
Yaşarken hiç omuz vermemek nasıl hissettiriyor?
Öldükten sonra taşınan tabut değil,
İnsan çirkinliğinin kendine kalan yüküdür.
Yaşarken omuz veren kişinin dostu bâki kalır,
insan hazine yükü edinir omuzlarında.
Kendi yükünüz yerine başkalarının yükünü taşımak iyidir bazen; düşünmek, empati kurmak, hassasiyet iyidir, ağlamak güzeldir.
Son pişmanlığın yükünü taşımak ve bir ömür ağrısını kaldırmak insanın en acı ızrabıdır.
İnsanlar kitap yazsa da, kitap olamıyor.
Öldükten sonra okuyamıyorsun, yaratan yaratılandan kopuyor bazen, anlıyorsun fakat aynı kalmıyor bazı şeyler.
Düşünün derim.. :)
-Letavitsa.
Beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum.
Ben Van Gogh'un resmi değilim, öldükten sonra beni müzeye koyamazsınız, beni tanımalısınız ki benden bahsedin..