⎯ Letavitsa.

⎯ Letavitsa.
@Letavittsa
Benim ruhumu canlı tutan Tanrıyı; En yüce şekilde yarattım ruhumda, Benim evrenimde, Yalan ve nefret yerine sevgi ve hüzün vardı. Susmayan zihnimin içinde yalnızca sen vardın.
Özgürlük boynumun dudaklarında şiir gibi asılı, Bütün sırların tenimde saklı; Gecenin bir yarısı, evrenin tüm ışıklarını bize çevirdiği Sıcaklığınla yaşadığım günlere çevriliyor sayfalar Tekrar sarhoş oluyorum Keşke her daim seninle uyansaydım. Hissetseydim güneşin vahşi arzusunu tenimde, Neden böyle keskin, böyle anlamlı, böyle ihtiraslı bakıyorsun diyorlar; Baktığım her yerde seni görüyorum Vahşi hayvanlar gibi yaşama acıkıyorum Benden erken uyanır, “güneşi uyandıralım” derdin, bunu derken şiir yazardın gönlümün sokaklarında, Bilmez misin? Sana çıkıyor tüm yollar, Unutmak ne kelime, seni düşündükçe arzuyla çağırıyor, Binbir çiftin almadığı zevki alıyorum hayal kurarken. Sekste sevgi kadar anlamlı; eğer ruh seninse. Güneşten sıcak, Neptün’den uzaksın bana. — Ben yalnızca konuşuyorum, şiir yazıyorum Büyük sanatçı oluyorum perde önünde Perde arkasında özlemimden dudaklarım kıvrılıyor
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Eksik insanın ruhunda ve zihninde Tanrı hep sabit, Tanrı’da insan hep dönüşüm içindedir, tanrı daima insanı anlar fakat insan bunun için çaba ve fikir göstermez. Dünyevi şeylerle sorumlu olarak zamanını geçirir, belirli bir gerçek dışında farklı gerçeğe kulak asmaz; hatta onu lametler, böylelikle ne kendini, ne de başka insanları tanımadan ölür gider. Büyük bir saygınsızlık, sıradanlık içinde.
Felsefe
Felsefe— deneme/şiirden, kitabımdan alıntı.
Tanrı’ya şükürler olsun; Tanrı en özel kıldıklarına aşkı yaşatır. Tanrı’ya şükürler olsun; Tanrı en sevdiklerine kendisini sorgulatır. Bir dönem vazgeçsen de, sımsıkı bilinçli tutunmak daha özeldir, cesaret etmek, bilgelikle getirdiği acıyla.. “Tanrı’ya inanmak değil mesele, Tanrı’yı bilmek.” Budur ruhumuza acıyı hevesi veren, budur asıl cennet. Ruhun yolculuğu ise şiir gibi, bir önceki mısra cehennem azabı gibiyse, Gözyaşının yanağını değil, bambaşka bir fiziki gücü işgal etmesi evrimdir. Şiirin sonu cennet olabilir, bak göremiyorsun Ne olursa olsun, elindeki yaşam bir ödül Bazı cezalar ruha ödüldür, kalıcı olması için, bazı acılar gözükür, bazı dönüşümler içseldir. Bak, gidiyorsun, Bak, insanlar savruluyor Büyük bir zevkle Tanrı’yı unutuyorlar! Eğer hatırlıyorsan kendini, Düşünüyorsan özellikle saatlerce mabedinle Sana özel olanı, niçin yaratıldığını Bil ki derinliklerinde cehennemi; Özünün kutsalında ise cenneti taşıyorsun.
Edebiyat
İnsan çalışırken, izliyor kendini sayfalarca Birden durup filme alıyorum kendimi Kederimi, yorgunluğumu ve gölgemi Sayfa sayfa, kendime dönüyorum Keşke beni, ben olduğum için seven bir ailem olsaydı Keşke kırlarda çiçekler açsaydı Keşke, keşke demek yerine hayatımız olsaydı Kuşlar gibi uçsaydık, arılar gibi konsaydık bedenlerimizin üzerine sevgiyle. Bu kentte özel olan ayıp, ayıp olan güzeldir Sevişirken kaçar, kavga ederken gösteririz Peki, neden böyleyiz? İnsanoğlu hastalığının üzerine gönderilmiş sığ bir zincir gibiyim, Hiç olmasam daha iyidir diyorum çalışırken Sahi, bu kadar sevmez mi insan tutsaklığı? Ben sonsuza dek kendimi izleyip Kendimi çözmek istiyorum Sonra Tanrı’nın karşısında şiirler okuyup sevmek Belki, daha çok; İnsan durup düşünmeli Kenardan kenardan izliyorum insanları, Hiçbir kez onlara katılmıyorum, dünya koca bir kirli nehir, akıyor üzerlerine ve boğuyor insanları İnsan ayrılmadan, göremez üzerindeki kirliliği; Tanrı bundan ölümü yaratır. Kendimi yargılamıyorum, onaylanma kabul görme çabasını yargılıyorum..
— Senarist.
Tanrı nasıl yaratılışı seyrediyorsa, bir senarist ve yönetmen de öyle izler sinemasını. Sessiz, sedasız; çocukluğundan bu yana yaptığı gözlemleri hissederek, film sahnesindeki dedektifi en sırlı şekilde oynayarak, çok kötü hâldeyken, iyiyim demenin cesaretidir bu, başkasına kanmamak için, kendini kandırırsın, Tıpkı gözyaşı gibi, gözleri açıp kapayıncaya dek Düşer sinema ruhun perdelerinden. Tanrı’nın büyük tabloya baktığı gibi bakar yönetmen iç dünyasında, Ben bir yazar olarak, şiirlerimi sonradan okuyamıyorum Dayanamadığım tek çıplaklık, beni sarhoş eden tek gerçeklik bu.
Felsefe