⎯ Letavitsa.

⎯ Letavitsa.
@Letavittsa
Benim ruhumu canlı tutan Tanrıyı; En yüce şekilde yarattım ruhumda, Benim evrenimde, Yalan ve nefret yerine sevgi ve hüzün vardı. Susmayan zihnimin içinde yalnızca sen vardın.
Ne zaman bir kuş konsa, Hayal kurarım bizim için, Keşke bedenim olmasa, ilahi aşk yerini bulsa. Hep ayin yaparım olmamışlar için, İçinde aydınlık olan ne varsa. İçinde sen olmayan ne varsa ölü ruhumda, Mezara vuran ışıklar da getirmez ki seni, Seni bulan kim varsa toprakta oysa, Görünmeyeni görmek yalnızca ölüme kavuştuğunda, Bilakis yaşarken onu gördüm, onu duydum ruhumda, Ne zaman bir kuş ölse, Dua ederim bizim için. Ve hep kim ölse, Ruhuma gömerim Tanrı için. -Letavitsa.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bütün ölülerden ve ölmüşlerden kendinizi saklayın, yeşerecek duyguları sevgiyle sulayın ki gömdükleriniz üzerinde çiçek açsınlar. Daha önceden gübre olan her yer bahçe olmaya mahkumdur çünkü hayat sanatı taklit eder. Sevgi her şeye rağmen sağ kalır ve suyun kendisidir o, kendisini kendisiyle besler ve çoğalır. Gerçek sevgi ruhta bahçeler yaratır böylece sanat sunarsınız evrene, çiçekler kadar eşsizdir sanat duvarı yıkılmaz ve sönmezdir çünkü o, en tepeden sıfıra indirmez insanı ruh eksik kalmaz düşünde.
Duygu ve Düşünce
116. Sone
Mutlu birleşmesine hiçbir engel yok bence Gerçekten sevenlerin. Sevgi demem sevgiye Bir döneklik yaparsa bir değişme görünce, Başka yola saparsa sevgili saptı diye: Hayır, sevgi besbelli sağlam bir nirengidir, Boraları gözler de sallanmaz, göğüs gerer, Gemilere yön veren yıldızların dengidir, Değeri bilinmeden başı tâ göğe erer. Zamanın soytarısı değildir sevgi asla, Gül yüzlüler göçse de orağına düşerek O değişmez kısacık günlerle haftalarla, Direnir ve katlanır mahşerin ucuna dek. Yanılıyorsam bunda ve çıkarsa yanlışım, Ne hiç kimse sevmiştir, ne ben şiir yazmışım.
Şiir
Sen yazmadıkça, bana yazılan en güzel şiirin sözcüklerine de körüm ben, şiir değil hatta, bir torba dolusu ölü sanki, senin ölü sözlerinse bir can dolusu yaşam, bir yaşam dolusu beni veriyor bana. Sen ne söylersen üzerine yüz binlerce şiir yazıyor, en unutulmaz sanatçı oluyorum evrenin ücra köşelerinde. Varlıkları en bol olanlara karşı en zengin oluyorum, en yüce oluyorum. Varlığın benim inancım, Tanrı sonsuzluğumdur. Sen benim yaşam marşımsın. Seni yaşamak benim cennetim. Sana olan aşkım ruhumun en hüzünlü şiirleridir. Nasıl gizemli olmayayım içimde koca bir sen yatarken? Her geçen gün sen oluyorum ve içimde sanatlar yetiştiriyorum sevgilim. Tanrı seni yaratıyor, ben de sanatını yaratıyorum. İkinizin aracı mıyım ben? Nasıl severim böylesine sizi? Nasıl duyarım hiç konuşmasanız bile? Aşk sessizliktir demiştim, aşk duyulmayanı duymak, görülmeyeni görmektir. Görebileceğin her şey ruhundadır. -Letavitsa.
Hep sana yazıyorum. Başlık sensin, şiir de.
Dört yıl önce bugün çok şey varken, Dört yıl ardından, Bugün, sanki her şey çok zamanlıyken, Seni tekrar seviyorsam, sessizlikte, Ayın düşünde belki ay gövdesini gizlerken, Tekrar düşlüyorsam seni Tanrı’nın kollarında, Tekrar tekrar yaşıyorsam bana konuştuğun dünleri, Ölüyorsam bu gece, hiç ölmemiş gibi, Yine seni sevdiğimden, düşlerim yine sana gelmelerimden, Ama “bir dakika” diyorsun bunu okurken, “Sen hiç gittin mi ki benden?”