Ama bugünü, dünü unutmak için yaşamak, hiçbir halta yaramadı. Aksine... Unutulması gerekip de unutulamayanlar, katlana katlana çoğaldı. Meğer önce yarını unutmak gerekiyormuş... Her doğanın yeni bir Güneş olduğuna inanacak kadar unutmak... Her Güneş'i ilk ve son kez gördüğüne emin olacak kadar unutmak...
Bir insandan bu kadar nefret etmek ve onun tarafından önemsenmeyi bu kadar istemek, aynı anda nasıl mümkün olabiliyordu? Bu iki istek de aynı bedende kendilerine nasıl yer bulabiliyordu?
Sadece gerçeği kabullenmem biraz zaman alıyordu, hepsi bu. İnsanın yalnızca içine doğduğu dünyaya değil, kendine alışması için de bir süre gerekiyordu.