Serdar Karahasanoğlu

Yeni bir fikrin,yeni bir felsefi sistemin Dünya Tekamül okulunda nasıl bir etkisi olacağına, nasıl bir sonuç vereceğine bakılır.Aslında bunların hepsi Yukarı'nın projesidir,birer deneysel çalışmasıdır.Önce bu yeni düşünce akımı yayacak varlıklar dünyaya doğarlar ve onların vasıtalarıyla bir tesir alanı,bir tesir şekebesi meydana getirilir.Ardından farklı realitelerin testleri yapılır.Bu, Dünya Okulu'nun eğitim sistemidir.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
İşte bir asırdan fazla bir süre önce, Atatürk'ün mensubu bulunduğu ruhsal vazife planı buraya o görünümde uzanmıştır.Bu plansal bir uzantıdır.O gün,o plan Atatürk bedeninde görünür,başka bir zamanda başka bir fizik kimlikte tezahür eder.Beşeri kimlikler önemli değildir.Hepsi aynı planın farklı tezahürleridir.Onu tek başına bir varlık olarak düşünmemek gerekir.Bir varlık grubunun,bir ortak şuurun,bir kompoze şuurun temsilcisi olarak düşünmek daha doğru olacaktır.O,Anadolu tekâmül programını sevk ve idare eden, bizim sorumluluğumuzu üstlenmiş bir ruhsal sistemin dünyasal kimliğidir.O ruhsal planın tesiriyle, işgal altındaki Anadolu'nun bitkin düşmüş, yorulmuş bütün unsurları mıknatısın üzerinde toplanan iğneler gibi toplanmıştır.Anadolu asla yalnız birakilmamıştır, bırakılmayacaktır.Şimdi gelinen noktada benzer bir operasyonun bu topraklarda bir kez daha gerçekleştirileceği anlaşılmaktadır.
Anadolu'nun kadim geçmişinden getirdiği, muazzam zenginliğe sahip kolektif bilinç alanına birçok şuurlu ve vazifeli varlık enkarne olmuştur.Bu vazifeliler halihazırda, kendi yaşam misyonlarının farkında olmaksızın ülkenin dört bir tarafına dağılmış,yorgun, bitkin,umutsuz durumdadırlar.Bu halkın ortak bir hedef doğrultusunda tekrar toparlanması,bir merkezin etki alanı içinde birleşmesi ve ataletten harekete, umutsuzluktan umuda geçmesi gerekmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti aslında siyasal değil, bütünüyle ruhsal bir zemin üzerine kurulmuştur.
Ruhsal sistemin kendisine göre bir planı ve kendi ölçeğinde bir saati vardır.Bu yüce mekanizmanın kudretli eli kendisine bağlı unsurlarla yeryüzüne uzanır,gerekeni gereken zamanda yapar.