Önümüzde hayat… Her gün bir başka uykuya yatıp bir başka rüya göreceğiz. Halbuki zaman, ağır ağır bizimle beraber akan nehir, bir göle varıyordu. Bu gölde artık bizimle akmıyor, dalgalanıyorduk.
“ Ağustostaydık. Yapraklar dökülmeye başlamıştı. Mezarlığa gitmeye zaman bulamadığım için üvey babamın toprağa verilmesinde hazır bulunamadım. O kızı da bir daha görmedim…”
_Rüzgâr kanatlı doru atları
Koştuğum gibi troykama
Kara gecenin ayazında
Doğru sevgilimin yanına!_
Aynı anda on sesin birden asıldığı şarkı güçlü bir sele dönüşerek bütün atölyeyi havaya kaldırır.
_Bilir sevgilimin olduğu yeri,
Atlarım, ah, gözü kapalı bilir…_