Levent

Dostoyevski Freud'u Daha Doğmadan Yazdı: Ebedi Koca!
10/10
·200 syf.··
2025 49. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2025 19:30
Kadın Budalası Fyodor Dostoyevski “Ebedi Koca”… Dostoyevski’nin, Freud’un bilinçaltı diye ağlayıp sızlanacağı teorileri, daha o doğmadan önce cebinden çıkarıp kahkahalarla güldüğü bir eser. Bu kitap, “Psikanaliz mi? Hah, buyrun efendim, ben yazmıştım zaten!” diye meydan okuyan bir trajikomik şaheser. Pavel Pavloviç, bu hikâyenin maskeli balosunda intikam peşinde koşan bir palyaço gibidir. “Aldatıldım ama cool’um” havasıyla dolaşan bu adam, karısının eski sevgilisi Velçaninov’a yıllar sonra çıkagelir. Elinde şüpheli bir gülümseme ve “Ben seni affettim… (*ama aslında öldürmek istiyorum*)” alt metniyle sahneye çıkar. Pasif-agresiflikte ustalaşmış bir dehadır Pavel. Öyle bir oyun kurar ki, “Acaba beni öldürecek mi yoksa sadece ruhumu mu kemirecek?” diye düşündürür. Dostoyevski, “Bakın, nevroz böyle yazılır!” der gibidir. Trajikomik bir sahne: Pavel, Velçaninov’un evinde misafirken, bir gece yarısı elinde bıçakla dolaşır (*spoiler: öldürmeyecek, sadece korkutacak*). Freud olsa “Bastırılmış öfke!” diye atlardı, Dostoyevski ise “Hah, işte insan ruhu!” der, sigarasını içerdi. Velçaninov ise suçluluk paranoyasıyla kıvranan bir ‘sigma male’ çöküşüdür. “Ben üstünüm… (*ama içimde bir şeyler kemiriyor*)” havalarıyla dolaşan bu narsist, yıllar sonra Pavel’in ortaya çıkışıyla “Acaba bu adam beni öldürür mü?” korkusuna kapılır. Freud’un “superego”su burada emekliye ayrılmıştır adeta. Velçaninov’un suçluluk duygusu o kadar güçlüdür ki, Pavel’in her bakışını bir tehdit olarak okur. Sanki “Seni affettim” diyen birini dinlerken “Seni yok edeceğim” işitmek gibi… Trajikomik bir başka an: Velçaninov, Pavel’in kendisini takip ettiğini düşünüp “Bu adam beni öldürecek!” diye panikler, ama sonra Pavel ona “Kızımı evlatlık alır mısın?” diye sorar. (*Freud
Kadın BudalasıFyodor Dostoyevski · Bordo Siyah Yayınları · 20103,536 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

Levent

, bir kitap okudu
10/10
·200 syf.··
3 günde okudu
·
2025 49. kitabı
Fyodor Dostoyevski
7.7/10 · 3.536 okunma
“Sanki amacımı yitirmiş ve yitirmekten de hoşnut bir hâldeyim..."
1000Kitap
Kendimi adam edecek gücüm olmadığına göre geçmişimi hatırlamanın ne yararı var?
1000Kitap
Yalnızlığın ve Hırsın Pençesinde
9/10
·368 syf.··
2025 48. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2025 19:27
Kendine Tapan Kadın Suat Derviş Yeni bitirdiğim Kendine Tapan Kadın, beni derinden sarsan, düşündüren ve kendi hayatıma da ayna tutan bir roman oldu. Suat Derviş’in sade ama yoğun kalemiyle, Sârâ’nın iç dünyasını adım adım takip etmek, onun hem hırsla hem de derin bir yalnızlıkla örülü hayatını okurken zaman zaman kendimle, zaman zaman da modern dünyanın kadın-erkek ilişkileriyle yüzleştim. Sârâ benim için öncelikle “tamamlanmamışlık” ve “eksiklik” duygusunun edebiyattaki somut hâli. Çocukluğunun yoksunlukları ona, asla gerçekten sahip olamayacağı doyumu ve güvenliği ömür boyu arattırıyor. Onun insanlarla kurduğu yüzeysel, hesapçı ilişkiler, aslında kendisini ve duygusal dünyasını hep “görünmez” kılıyor. Hayatının merkezine koyduğu “ben” ve o hiç dinmeyen tatminsizlik hissi, romandaki her satırda kendini gösteriyor. Özellikle Sârâ’nın kadınlığı üzerinden verdiği mücadelede, hem toplumsal baskıları hem de kendi içindeki boşluğu ne kadar çarpıcı, ne kadar insani bir şekilde yaşadığını hissettim. Eril ve dişil rollere, güç ve sevgiye dair ikilemler, Sârâ’da adeta vücut buluyor. Erkeklerle ilişkisinde aradığı şey, saf bir aidiyet ya da gerçek bir sevgi değil; değerli hissetmenin kısa süreli hazzı ve onaylanma duygusu. Roman bana, günümüz ilişkilerinde de sıkça rastladığımız “araçsal yaklaşım”, yani insanları tamamıyla amaçlarımıza hizmet eden varlıklar olarak görmenin getirdiği yalnızlığı düşündürdü. Kendini koruma adına kalın duvarlar ören, fakat bir yandan da onları aşacak gerçek, yakın bir bağ kurmaya muktedir olamayan bir karakterle yüzleşmek hem rahatsız ediciydi hem düşündürücü. Suat Derviş’in ustalığı, Sârâ’yı yargılamadan, onun gerekçelerini, kayıplarını ve psikolojik sarmalını gözler önüne sermesinde yatıyor. Kitabı bitirdiğimde, zor geçmişlerin ve karşılanmamış
Kendine Tapan KadınSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2018442 okunma