Mozambik'de hüküm süren Müslüman Şiraz Sultanı'nın,ilk karşılaştığı zaman meşhur Vasko da Gama'yı "Türk" zannedip kendisine bu yüzden hürmet gösterdiğini dahi biliyoruz.
15.yüzyıl sonlarında Hint ekonomisi, o sırada dünyanın süper gücü olan Çin ve son olarak Memlükler, yakınlarda da Osmanlılar tarafından handiyse komşu kapısı haline getirilmiş ve bölgenin ticari insiyatifi önemli ölçüde ele geçirilmiş bulunuyordu. Bu geniş coğrafyada "Osmanlı" kelimesinin karşılığı olarak "Türk" sözü, halk nezdinde muteber bir nesne haline gelmişti.
9. Yüzyıl Kurtuba'sında Hristiyan din adamlarının Arapça hüsnühat (hat sanatı) meşk ettiklerini (!) öğreniyoruz. Alvaro'ya göre, Kurtuba'da bulunan papazlar hattatlığa kendilerini o kadar kaptırmışlar ki, Tevrat ve İncil'i, hatta Kilise Babaları'nın eserlerini çoğaltma işini dahi ihmal etmeye başlamışlardır.