Leyla

Leyla
@Leyla_Buse

Leyla

, bir kitap okudu
7/10
·72 syf.·
2026 15. kitabı
Honore de Balzac
7/10 · 484 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
5/10
·184 syf.··
2026 14. kitabı
Morgue Sokağı Cinayetleri, polisiye türünün başlangıcı olarak önemli görülse de okuma deneyimi açısından oldukça zayıf kalıyor. Hikâye bir noktadan sonra tamamen olay anlatımı olmaktan çıkıp uzun bir açıklama metnine dönüşüyor ve bu da okuma akışını ciddi şekilde bozuyor. En büyük problem, hikâyenin “göstermek” yerine sürekli “anlatmak” üzerine kurulması. Olayların içine giremiyorsun; her şey sana sonradan detay detay açıklanıyor. Bu da merak duygusunu canlı tutmak yerine tamamen öldürüyor. Ayrıca kurgu çok yapay ilerliyor. Çözüm kısmı zekice görünse bile bazı bağlantılar fazla zorlanmış hissi veriyor ve bu da hikâyenin inandırıcılığını düşürüyor. “Mantıklı ama doğal değil” hissi sürekli var. Karakterler ise neredeyse sadece işlevsel. Dupin’in zekâsı öne çıkarılmış ama bir karakter olarak derinleşmiyor; diğerleri ise sadece olayın arka planı gibi kalıyor. Bu yüzden hikâye duygusal değil, tamamen mekanik ilerliyor. Sonuç olarak eser, polisiye türünün temeli olması dışında bugünün okuruna hitap etmekte zorlanan, temposu düşük ve anlatım açısından fazla kuru bir metin.
Duygu ve Düşünce
Morgue Sokağı CinayetleriEdgar Allan Poe · Koridor Yayıncılık · 202019,3bin okunma
Sanki bacımla dertleştim
9/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
Sevildiğini sanarken aslında yalnız kaldığını hissettiren bir kitaptı… Adelaide karakteri o kadar gerçek yazılmış ki bazı yerlerde kitap okumuyormuş gibi hissettim. Sürekli karşı tarafı anlamaya çalışan, kendi kırgınlıklarını geri plana atan, “belki düzelir” diye umut eden birinin yavaş yavaş tükenişini okumak gerçekten ağır geldi. Özellikle sevginin bazen yetmediğini göstermesi beni çok etkiledi. İkimizin de 26-27 yaşlarında olması ve benim bu zaman diliminde bu kitabı okumam hem güzel bir tesadüf oldu hem de kendi içimde bir suru şeyi sorgulamama neden oldu Kitabı okurken sanki karakter okumuyordum da kendi bacımla dertleşiyormuşum gibi hissettim. O kadar gerçekti ki… Emory… senden nefret ediyorum. Gerçekten iğrenç, manipülatif, cinsel istismarcı bir pisliktin. Adelaide’in ilk toksik ilişkisi olarak onun hayatında açtığın yara çok büyüktü. O kırılmanın izleri kitabın her yerine yayılmış gibiydi. Rory… ayy sen bambaşka bir sinir kriziydin Kaçan, yaklaşan, ne istediğini bilmeyen ama karşı tarafı da bırakmayan aşırı bencil biriydin. Adelaide resmen senin keyfine göre yaşamaya çalıştı. Kendi isteklerini, duygularını, hatta kendini bile ikinci plana attı. Ama sen yine de yetinmedin, yine de memnun olmadın. Kızı resmen tüketen bir ilişkiydin. Brennan… seni de unutmadım Sen de Adelaide’in hayatında “olabilirdi ama olmadı” hissini bırakan, tam netleşmeyen, yarım kalan duyguların bir parçasıydın. Ne tamamen iyileştirdin ne de tamamen bıraktın… sadece o belirsizlik duygusunu büyüttün. Bir de Adelaide’in yaşadığı tek gecelik ilişkiler… onlar da ayrı bir kırılma noktasıydı Çünkü aslında hepsi onun sevgi değil, görülme ve anlaşılma arayışını gösteriyordu. Boşluğu doldurmaya çalışıyordu ama içindeki yalnızlık geçmiyordu. Ama dostları… AH ONLAR Hiçbir zaman yalnız
Alıntı
AdelaideGenevieve Wheeler · Kairos Kitap · 20251,946 okunma