Oblomov, bir yaz akşamını seyrettikten sonra pembe göklere dalmış bir insan gibiydi; bütün düşüncesi o günkü ışığın ve sıcaklığın yarın da devam etmesiydi; gözlerini batıdan bir türlü çeviremiyor, gecenin indiğini görmek korkusuyla arkasına dönemiyordu.
Seni görünce kalbimin yerinden çıkacağını sanırdım. Şaşırdım! Şimdi bir yabancıya bakar gibi bakıyorum sana. Oysa sen aynı sen... O âşık olduğum gülüşün hâlâ yüzünde duruyor. Değişmemiştin, sen hep aynı sen. Fakat bana ne olmuştu da kalbim hızlanmıyordu?