İnsanlar işlerini severek ve huzur içinde yapıyordu çünkü kimse onları en kısa sürede en iyi işi yapsınlar diye sıkıştırmıyordu. Herkes her şeye dilediği kadar vakit ayırıyordu. Çünkü artık bol bol zamanları vardı. (Alıntı)
Bu kitapta çizilen kötü senaryodan daha kötü hayatlar yaşıyor olmamız ne üzücü. Bizden çalınan öyle çok şey var ki en kötüsü de zaman çünkü geri getirilemez. Duman adamlar da tüm insanların içindeki nefis aslına bakılırsa. En kıymetlimiz zamanımızı üç kuruş beş kuruş her neyse satıp karşılığında zaten az kalan vaktimizi harcadığımız değersiz şeyler satın alıyoruz.
Ben de zaman zaman iş yoğunluğumun arasında en kıymetlilerime harcayacak vaktim kalmadığı gerçeğiyle yüzleşince çok acıyorum halime. Çok bahanem var. Gençlikte çalışılırmış, herşey onlar içinmiş, çalışmasam ne yapacakmışım en azından vaktim nakte dönüşmüşmüş… Çalışmanın azı da çoğu da zarar. İnsan bir şekilde o orta yolu bulmalı ama dönen çarkı kim durduracak. Alışmışlığın güvenli Koza’sı daha sıcak daha bilindik olduğu için vazgeçilmiyor. Velhasıl böyle gelmiş böyle de gidiyor.
Bu yoğunlukta kendine bile zamanı kalmayan, kimseyle ilgilenmeyen, kimse için vakit ayırmadığı için kimseyi tanımayan, tanımadığı için de sevmek ya da sevmemek gibi herhangi bi duygudan uzak moron gibi hayatlar yaşıyoruz. Yaşadığımızı sanıyoruz ona üzülüyorum. Buna yaşamak denir mi bilinmez. Her şeyin makineleştiği, insanın da kendi yarattığı bu düzende sıkışıp kaldığı ruhsuz, mutsuz hayatlara hapsolduk.
Tüm bunlara sonunda değecek mi bilmem. Büyük ihtimalle değmeyecek. O son an geldiğinde hayat film şeridi gibi gözümüzün önünden akıp gittiğinde iyi ki dediğimiz çok şey biriktirmiş oluruz umarım
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,3bin okunma
Aşırıya kaçan, yoran, huzursuzluk veren duygulardan kim kurtulmak istemez ki. Ama bu kitaptaki karakterden yola çıkarak tek bi duygunun bile dumura uğramasının ekstrem hayat tecrübeleri sonunda oluşabileceği gerçeği korkutucu. Tüm duygularını, aşırıya kaçan, kötü olanlarını bile kabullenmek hatta sahiplenmek geliyor insanın içinden. O duyguları kaybedecek kadar sınanmak zorunda kalmayalım