Feyza...
KALBİM
Bir misafir odası benim küçücük kalbim, Lakin her misafiri hemen kabul eylemez. Biraz hırçın ve mağrur, bu esrarlı mabedirî Kapalı kapıları, her gelen pek giremez. Öyle bir oda ki bu, hiç bir eşya yok, bomboş. Yalnız bir köşesinde vuran küçük bir saat, Kapılan kapalı, üstelik bir hayli loş Bu kasvetli odaya verir bir parça hayat.
Bu misafir odası, bir misafir bekliyor
İnsanların onlar hakkında ne düşündüğüyle ilgilenmediler. Onların derdi insanların bakışı değil, Allah'ın rızasıydı
Bu gerçek, bizim günlük hayatımızda da çok benzer şekillerde karşımıza çıkıyor. Hepimiz sosyal medya kullanıyoruz. Paylaşımlarımızın aldığı beğeni sayısı üzerinden değerini ölçmüyor muyuz? Çok beğeni aldıysa "güzel paylaşım" diyoruz, az beğeni aldıysa "kimse beğenmedi" diye burun kıvırıyoruz. Oysa insanların beğenisi, bir şeyin gerçek değerini belirlemez. Allah bu âyetle sadece Yusuf'un ağabeylerinin psikolojisini anlatmıyor. İnsan psikolojisinin değişmeyen bir yönünü ortaya koyuyor. Birisi size iyi bakıyorsa ne güzel; kötü bakıyorsa bu sizin değerinizi azaltmaz, hayatınızda hiçbir şeyi değiştirmez.
-"Onun tevekkülü, onun teslimiyeti ve inancı bana da direnç noktası oldu. Öyle tarifsiz bir imanı vardı ki içtiği bir yudum suyu, attığı bir adımı bile Rabbinin rızasına göre planlıyordu. Sanki yüreğinde hanım sahabelerden Esma'nın imanı vardı. "Bütün dünyanın servetlerini önüme yığsalar, sadece bir anlık Allah'ın istemediği bir şeyi yapmaktansa ölümü tercih ederim." diye haykıran bir iman taşıyor o kalbinde. Sevda sıradan bir kız değil abi. Onun sevdası ele ayağa düşmüş bir aşk meşk hiç değil, onun sevdası Allah yolunda hakiki bir vuslattır. Onu istemek için önce ona layık olmak lazımdır."
-"Sevdadaki olgunluk, takvasındaki ciddiyet ve Allah'a hakiki bir kul olmanın verdiği titizlik, insanı kendine hayran bırakıyordu. O artık genç kızlığın dünyevi sevdalarını çoktan geçmiş, kabir kapısında sırasını bekleyen bir veli gibi büyük bir hassasiyetle dinini yaşıyordu."