Leyluni

Bir devlet başkanı nereye gitse, basın mensupları onun peşindedirler. Ağzından çıkan her şeyi not ederler. Aynen onun gibi yeryüzünde halife olarak gönderilen her insan, bu yüce rütbesinden dolayı "Kirâmen kâtibin" denilen meleklerce yakın takip altındadır. Bu melekler, o insanın her sözünü ve amelini kaydederler. İnsan, ucu bucağı bilinmeyen varlık âlemi içinde, eşsiz bir konuma sahiptir. Ruhuyla, cesediyle Allah'ın en antika bir sanat eseridir. İşte bunun içindir ki Allah insanı çok önemsemiş, peygamberler ve kitaplar göndererek yaradılış amacımızı bildirmiştir. Aslında Allah'ın insana çok özel bir önem verdiğini anlamak için yaradılış harikalığına bakmak kâfidir. Fırat'ı şaşkınlık ve huzur içinde dinliyordum. O kaynağı uzaklarda olan bir şehri beslemek için nazlı nazlı akan su misali sesiyle, sözüyle kalbime akıyordu.
Reklam
Genellikle birçoğu ateist ve deist olan batılı düşünürlerin insanı nasıl gördüğü çok dikkatimi çekmişti. Sonra da bunları İslam'la karşılaştırdım. Ortaya çıkan gerçekler can alıcıydı. Ben yeni bir şey yakalarım diye sessizliğe bürünerek dinliyor o da anlatmaya devam ediyordu. -Mesela Thales: "İnsan, araştıran bir hayvandır." Sokrates: "İnsan, sorgulayan bir hayvandır." Platon: "İnsan, toplumsal hayvandır." Aristo ise; "İnsan, düşünen bir hayvandır." der. Yani Batılı filozoflar insanın tarifini yaparken onun hayvanlık tarafına dikkat çekmişler ve yalnızca maddesini ve nefsani yönünü nazara almışlardır. Böylece insan hayvan derecesine inmiş, değersiz bir varlık olarak görülmüştür. İslam dini ise insana gerçek değerini vermiş ve onu kâinatın en değerli bir varlığı olarak değerlendirmiştir. Hatta Kur'an tefsiri Lemalar kitabında "İnsan küçük bir kâinat olduğu gibi kâinat da dahi büyük bir insandır." diyerek kâinata eş değer görmüştür. İslam dininde en güzel konumda yaratılan insan, arzın halifesi (Bakara, 2:30.) olarak takdim edilmiştir. Yani, içinde yaşadığımız şu dünya sarayının halifesi, sultanı insandır.
Hayır, dedi. Nereden geldiğini bilmediğim bir ses. Bu senin son şansın değildir. Rabbinden ümit kesme. Çünkü o hiçbir kulundan ümidini kesmemiştir.
Bu kitap, dedi. İlaç gibi bir kitap... Ben ise bu kitabın içinden birisiyim. Daha doğrusu ben bu kitapta anlatılan "Dördüncü Tabaka-i Hayat'ta" (Dördüncü Hayat Tabakasında) yaşayan birisiyim
Çokça kitap okuyun. Kitap okuma, yalnızca bilgi edinme ve hoş bir vakit geçirme değildir. En önemlisi, iyi seçilmiş bir kitap, en büyük arkadaş, dert ortağı, teselli mercii ve insan psikolojisini rahatlatan bir kaynaktır. Deneyin... Eminim ki, fark edeceksiniz.
Reklam