Özgür Öztaş

Özgür Öztaş
@LiberteLit
Kelimeler, özgür bırakıldığında gerçek olur. Şiirlerim, sokakların sesi, suskun kalplerin yankısı. Unutma her harf, ruhun zincirlerini kırar..
Sizi Anlıyorum
Sizi anlıyorum sayın kediler, Gizli köşelerde kaybolan, Patilerini sessizliğe bastıran, Gecenin karanlığında kendi ritmini tutan. Bir bakışınız var ki, Kimse anlamaz ama her şeyi söyler; Ben de sizin sessizliğinizi anlıyorum, Belki de insanları çözmekten çok daha kolaydır bu. Muhterem köpekler, Sadakatinizi açığa vurduğunuz, Sevgiye her zaman hazır durduğunuz, Ama yine de hep bekleyen gözleriniz… Bazen düşündüm: insanın yükünü taşıyan siz misiniz, Yoksa biz mi anlamıyoruz bu ağırlığı? Yalnızlığınızı, umudunuzu, sevginizi Ve dünyaya bakışınızın saflığını Ben de biliyorum, hissediyorum. Saygıdeğer kuşlar, Uçup giden, sonra yine geri dönen, Rüzgârı ve boşluğu kucaklayan, Ama kanatlarınız ne kadar geniş olursa olsun Siz de yalnızsınız, tıpkı benim gibi. Bir şarkınız var, yalnızca sizin için, Ben de o şarkıyı duyuyorum, Ve anlıyorum, anlıyor gibi yapıyorum… Hepinizi anlıyorum, Çünkü ben de sizin gibiyim:
Şiir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Dumanlı Bir Gecenin İçinde
Bir sigara dumanı gibi yükseliyor içimden, söylenmemiş cümleler, boğazımda düğümlenen kırıntılar… Şehir, gecenin karanlığında suskun bir yabancı gibi, ışıkları sönmüş bir odada yalnızca kalbimin atışını duyuyorum. Her şey ağır akıyor, zaman bile yorgun, saatler eriyip gidiyor ama hiçbir yere varmıyor. Bir anlık dokunuş, bir anlık nefes, tüm hayatı değiştirecek kadar yakın, ama hep ellerimin ucundan kayan. Bir şey eksik, adını koyamadığım bir boşluk yanaklarıma yapışıyor, gözlerime perde oluyor. Ne kadar kaçsam da her sokak aynı karanlığa çıkıyor, ve ben, kendi içimde kaybolmayı öğreniyorum. Gözlerimi kapadığımda
Etmeli mi Merhamet?
“Merhamet et!” diye haykırdı sesin, Karanlık dağların yankısında çırpındı sözlerin. Ama bil ki, ben tanrı değilim, Benim göklerde tahtım yok, Ne yıldırımlar elimde, Ne de kader defterleri. Ben sadece bir yolcuyum Küllerle dolu bir zamandan geçerken, Kendi yaramı taşırken omzumda Başkasının acısına nasıl derman olayım? Merhamet istersin benden, Ama ben de merhamete muhtacım. Benim dizlerim de titrer, Benim kalbim de yük altında çatlar. Tanrıların kudreti yok içimde, Sadece insan olmanın eksikliği var. Bir zamanlar ben de göğe baktım, Yıldızların arasında bir el aradım, Bir ses, bir ışık, bir kurtuluş… Ama sessizlik indi üstüme, Ve öğrendim: İnsan, insana ancak gölge olur, Ama göğe merdiven olmaz. “Merhamet et!” diyorsun, Ama benim ellerim boş, Benim dilim kırık.
Şiir

Özgür Öztaş

, bir kitabı okumaya başladı
Erich Fromm
8.4/10 · 7,7bin okunma
Mahşerde Seni Ararken
Günlerden sonra, bir gün şayet sesimi fark edemezsen, rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden bil ki ölmüşüm. Fakat yine üzülme, müsterih ol, kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini. Ey göğün cevheri, benim kalbim susarken bile taşlar konuşacak, kökler yerin bağrından senin adını fısıldayacak. Gölgeler bile gülüşünü hatırlatacak, sessizlik bile gözlerinin hatırasına secde edecek. Ve neden sonra, tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbeden, hatırla ki mahşer günüdür. O vakit ortalığa düşmüşüm, kalabalıkların, izdihamların, çığlıkların içinde sadece seni arıyorum. Ey sevgilim, kıyametin şiddetinde bile senin sesine muhtacım. Yer gök yarıldığında, melekler semayı doldurduğunda, Arş-ı Âlâ’nın altında yalnız sana sesleniyorum. Ve bil ki, sevgilim: ölüm bana perde değil, kabir bana zincir değil,
Şiir