"Baktığına herkes bakar, ama senin onda gördüğünü herkes görmez. Herkes aşık olabilir ama hiç kimse senin gibi sevemez. Tek fark sensin, seni özel kılan da sevdiğin değil, sevgin."
- Şems-i Tebrizi
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Eski şairler sevgilinin hasretinden şikayet etmeyi aşk edebine aykırı sayarlar. O hasret ki kalbin içinde sevgilinin daha sağlam bir mekan tutmasına yol açar.
Asıl zorluk kalpteki duygunun sevgi mi, Aşk mı olduğunu kestirememe halidir. Eğer birisine ilgi duyuyor ona sevgilim veya aşkım diyorsanız hangisinin olduğunu görebilmek için kendinizi yoklayın ve içinize sorun. "Yarın onun yanına varınca şöyle yapayım, şunu söyleyeyim, şöyle davranayım gibi planlar kuruyor da ertesi gün yanına vardığınızda bu planları uygulayabiliyorsanız siz ona ilgi duyuyor ve seviyorsunuz; ama plan kurduğunuz halde ertesi gün onun yanına vardığınızda heyecandan, ayaklarınız ve elleriniz dolaşmasından planınızı uygulayamıyorsanız siz ona aşıksınız. Çünkü aşk, sarmaşık demektir ve bir sarmaşık bedeni sarınca artık sizi size bırakmaz, herseyinizi kuşatır, sarar , sarmalar.
İnsan kalbiyle daha mutlu olduğunu keşfettiğinden beridir, ilim adamları her geçen gün kalbin bir başka yönünü şaşkınlıkla anlatıyor, hayranlıkla dillendiriyor. Ve sonuç: "İnsanın inanma ihtiyacı kalbine olan ihtiyacı kadar kalbindeki bir ihtiyacın da tezahürüdür."