Düne geri dönemem, çünkü o zaman farklı bir insandım.
İmkansıza ulaşmanın tek yolu, onun mümkün olduğuna inanmaktır.
Bugün düşündüğün şeye yarın dönüşürsün.
"Hiçbir şey anlamadım, neden bahsediyorlardı?"
"Öldürülen kadınlardan," dedi Chucho Flores üzgün bir sesle.
"Sayıları gün geçtikçe artıyor," dedi. "Bazen sayılar o kadar artıyor
ki cinayetler haberlere konu oluyor. Muhabirler onlardan bahsediyor,
insanlar onlardan bahsediyor. Hikaye, tepeden aşağı yuvarlanan bir kartopu gibi büyüyor. Sonra güneş çıkıyor, kahrolası kartopu eriyor ve herkes her şeyi unutup işine dönüyor."
"Herkes işine mi dönüyor?" diye sordu Fate.
"Kahrolası cinayetler bir tür grev gibi, kahrolası bir grev."
Okumak, düşünmeye, dua etmeye, bir arkadaşla konuşmaya, düşünceleri ifade etmeye, başkalarının düşüncelerini dinlemeye, müziğe kulak vermeye, hoş bir manzaraya bakmaya veya sahilde
yürümeye benzer.
Yaşam, talep ve arzdan ibarettir veya arz
ve taleptir, her şey bundan ibarettir ama böyle yaşanmaz. Masanın devrilmemek, tarihin çöplüğüne, yani boşluğun çöplüğüne düşmernek için üçüncü bir ayağa ihtiyacı vardır. Bu söylediklerimi aklına kazı. Denklem şöyle: Arz+talep+sihir.
Kitapsever eczacılar bile, bilinmeze uzanan
yollar sunan muhteşem kitaplara el atmaya korkuyor. Büyük ustaların antrenman niyetine yazdığı kitapları tercih ediyorlar ya da daha kötüsü, büyük ustaların ustalığını görmek isteseler de bunun için çaba harcamaya hevesleri yok, gerçek mücadeleden, ustanın hepimizi korkutan mücadelesinden kaçıyorlar, oysa büyük yazarlar, ölümcül yaralar almaya ve kan kaybetmeye aldırmaksızın, bizleri korkutan canavarlarla savaşmayı sürdürüyor.