Dejenerasyon!' Anahtar kelime bu. Dejenerasyon kelimesinin anlamı istemli olarak çarpıtılmıştır. Güç sahibi insanlar, kelimenin anlamının 'bozulma, özünü yitirme' olduğunu sanmamız için ellerinden geleni yapmışlardır. Oysa Fransızca'da 'de' öneki, olumsuzluk, yokluk belirtirken, 'jenerasyon' da 'nesil' anlamına gelir. Dolayısıyla dejenerasyonun gerçek anlamı 'nesilsizlik'tir. Ve kelimeyi icat etmiş olan kişi insanlığın varacağı noktayı doğru tahmin eden müthiş bir sosyolog ve politologdur. Çünkü günümüz neslinin adını koymuştur. Biz ne X-Generation'uz, ne Y-Generation ne de herhangi bir başka nesil. Bizim neslimizin adı dejenerasyondur. Film afişlerinde iyi duracak bir nesil adı: D-Generation! Yani nesilsizler nesli. Hiçbir nesle ait olmayanların çağı. En korkulması gerekenlerin nesli, çünkü hiçbir tanımı, sınırı, kuralı yok.
Doğallık, dürüstlükten geçer. Kendine, çevrene. Bedenin bir karbon kağıdı gibi olmalı. Özellikle de yüzün. Çünkü doğallığın tek bir anlamı vardır: düşüncelerini davranışa dönüştürmek. Oysa bugün kimse doğal değil. Herkes sahte. Herkes yalancı.ve ben hepsinin ölmesini istiyorum..
Bazen dünyanın bir kasa olduğunu düşünüyorum. Tanrı'nın parasını sakladığı bir kasa. Para biriminin insan olduğu bir evrendeki küçük bir kasa. Tanrı'nın paraya ihtiyacı olduğu zaman büyük savaşlar, felaketler, ölümler oluyor. Ölenler harcanıyor. Kalanlarsa faiz yaratmak için ürüyor.."