O akşam, Rougon'ların evinde, sofraya tatlı geldiği sırada, ziyafetin
artıklarıyla hala buram buram tüten masada kahkahalar
yükseliyordu. Rougon'lar nihayet zenginlere mahsus zevkleri tadıyorlardı!
Otuz sene zapt ettikleri arzularla büsbütün artan iştahları
vahşi dişlerini meydana çıkarıyordu. Bu gözü aç insanlar, daha bir
gün önce zincirlerinden boşanıp zevklere saldıran bu sıska, yırtıcı
hayvanlar, yeni doğan imparatorluğu, azgın tazı payı devrini alkışlıyorlardı.
Hükümet darbesi Bonapartçıların ikbalini daha yukarıya
taşıdığı gibi, Rougon'ların ikbalini de kuruyordu.
Asiler sakin sakin
karın doyurmaya oturduktan sonra, aralarında birtakım meraklılar
dolaşmaya başlamıştı. Bu meraklılar arasında ortakçı Rebufat'nın
oğlu Justin de vardı. Yirmi yaşında, çelimsiz, ne idüğü belirsiz bir
mahluk olan Justin, kuzini Miette'e müthiş kin besliyordu. Evde yediği
ekmeği başına kakıyor, ona sokak köşesinde bulunup merhameten
eve alınmış sefil bir mahluk gibi davranıyordu. Herhalde kız,
metresi olma teklifini reddetmişti. Sıska, solgun, kolları bacakları
haddinden fazla uzun, eğri suratlı olduğu için, güzel ve gürbüz kızın
kendisine muhtemelen tepeden bakışının ve kendi çirkinliğinin
hıncını ondan çıkarıyordu. Bütün emeli, babasını kandırıp kızı evden
attırmaktı.
Çocuğun annesini soymuştu, oğluna iş vermek suretiyle
vicdan azabından kurtuluyordu; dolandırıcıların böyle namusluca
hesapları vardır. Bu, onun için karlı bir iş oldu.
Ursule 1839'da ölmüş, kardeşinin şom ağızlılığı böylece gerçekleşmişti.
Annesinin sinir nöbetleri onda ağır ilerleyen bir vereme
dönmüş, bu verem de genç kadını yavaş yavaş kemirmişti. Geride
üç çocuk bırakmıştı: bir memurla evli olan Helene isimli on sekiz
yaşında bir kızla, büyüğü yirmi üç yaşında François, küçüğü altı
yaşına yeni basmış bir biçare olan Silvere isimli iki erkek çocuk.
Delice sevdiği karısının ölümü Mouret'nin üzerinde yıldırım tesiri
yapmıştı. Bir sene siftindi, işine gücüne bakmaz oldu, biriktirdiği
parayı kaybetti. Sonra bir sabah onu Ursule'ün giysilerinin hala asılı
durduğu sandık odasında kendini asmış buldular.