Elif Tutar

60lardan bu yana sadece daha da kötüleşen tüketim toplumu.
Gittikçe daha hızlı ve daha çok yeni şeyin hayatımıza girmesi, geçmişi geriye atıyordu. İnsanlar bütün bu nesnelerin bir işe yarayıp yaramadığını, onlara ihtiyaç duyup duymadıklarını sorgulamıyor, sadece sahip olmayı arzuluyor ve hepsini derhal almayı yetecek kadar para kazanamamanın sıkıntısını çekiyorlardı.
Sayfa 84·Kitabı okudu
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Sevgili kardeşim, bütün saçmalıklarla uğraşmaktan ne elde ediyorsun, hastalandın bu yüzden, artık neredeyse delirdin, hüzünlü gülünç biri oldun, dedi son akşam beni kırmak için. Bir yıldır Mendelssohn Bartholdy diye zırvalayıp duruyorsun nerede yapıtın? dedi. Sen yalnız ölülerle uğraşıyorsun, bense yaşayanlarla, fark bu. Benim çevremde yaşayan insanlar var, seninkinde yalnız ölüler. Sen yaşayanlardan korktuğun için, diyor, en ufak bir hamle yapmaya istekli olmadığın için, insanın yaşayan insanlarla ugrasmak istemesi için gereken hamlede bulunmadığı için burada mezardan başka hiçbir şey olmayan evinde oturuyor ve ölülerle uğraşıyorsun, annemiz, babamız ve bahtsız kız kardeşimizle ve senin o aklın büyükleri dediklerinle! Korkutucu bu! Aslında haklı diye düşünüyorum şimdi, gerçeği söylüyor zamanla evim olan bu mezara saplanıp kaldım sabahları mezarda uyanıyor ve bütün gün mezarda oradan oraya koşuyor ve akşamları da bu mezarda uykuya yatıyorum .
Sayfa 15·Kitabı okudu
sevdiğinden bile istismar gören kadınları okumak çok zor
Korkuyorum Mehmet dedi Mehmet yanına doğru yanaştı sıkı sıkıya acıtacak kadar bileğini tuttu. Hatçe öteye gitti Mehmet Hatçe’yi bütün gücüyle sardı öptü Hatçe kendini birden bırakıverdi Mehmet onu kayanın dibine doğru sürükledi Hatice’nin kalın dudakları aralık kalmış gözleri kapanmıştı Hatice’nin eli ayağı tutmuyordu usul usul korkuyorum etme Memed diyordu büyük ateşinyalımları Üzerlerine doğru uzanıyordu yalımlar kayaları yalıyordu neden oradaki kendilerine gelebildiler Memed Hatçe’nin elinden tuttu yattığı yerden kaldırmak istedi Hatçe azıcık doğruldu sonra arkası üstü gene yattı korkusu tamamen gitmişti içinde bir eziklik vücudunda yorgunluk kalmıştı sonra kendi kendine kalktı bacakları sırtı kalçası toprağı belenmişti. Hatçe kadın olmuştu.
Sayfa 100·Kitabı okudu
O akşam, Rougon'ların evinde, sofraya tatlı geldiği sırada, ziyafetin artıklarıyla hala buram buram tüten masada kahkahalar yükseliyordu. Rougon'lar nihayet zenginlere mahsus zevkleri tadıyorlardı! Otuz sene zapt ettikleri arzularla büsbütün artan iştahları vahşi dişlerini meydana çıkarıyordu. Bu gözü aç insanlar, daha bir gün önce zincirlerinden boşanıp zevklere saldıran bu sıska, yırtıcı hayvanlar, yeni doğan imparatorluğu, azgın tazı payı devrini alkışlıyorlardı. Hükümet darbesi Bonapartçıların ikbalini daha yukarıya taşıdığı gibi, Rougon'ların ikbalini de kuruyordu.
Sayfa 350·Kitabı okudu
Asiler sakin sakin karın doyurmaya oturduktan sonra, aralarında birtakım meraklılar dolaşmaya başlamıştı. Bu meraklılar arasında ortakçı Rebufat'nın oğlu Justin de vardı. Yirmi yaşında, çelimsiz, ne idüğü belirsiz bir mahluk olan Justin, kuzini Miette'e müthiş kin besliyordu. Evde yediği ekmeği başına kakıyor, ona sokak köşesinde bulunup merhameten eve alınmış sefil bir mahluk gibi davranıyordu. Herhalde kız, metresi olma teklifini reddetmişti. Sıska, solgun, kolları bacakları haddinden fazla uzun, eğri suratlı olduğu için, güzel ve gürbüz kızın kendisine muhtemelen tepeden bakışının ve kendi çirkinliğinin hıncını ondan çıkarıyordu. Bütün emeli, babasını kandırıp kızı evden attırmaktı.
Sayfa 185·Kitabı okudu