“Bizim küçük tragedyamızda en nihayet kral babam, onu yeterince sevmediğimi düşündüğü için öfkelendi ve kalbinin kutsal topraklarından beni ilelebet defetti. Üstelik mutlak iktidarının boyunduruğuna girmemek özgürleştirmedi beni, aksine sığınacak bir kalp aradığım uzun yıllar boyunca için için güdülen gizli bir efendinin hayaliyle köleleştirdi. Kral babalarına ulaşamayan kızların uyduruk prenslerin peşine takılmasının ilk örneği değildim tabii.
“Bazı gereksinimlerin zamanı oluyor hayatta. O zaman geçince giderilmemiş ihtiyacın yerini karanlık bir ağırlık alıyor. Yokluk boşluğa, boşluk ağırlığa dönüşüyor. Sonra artık ne yapsan başa dönülemiyor.”
“Kendince beni korumak için öyle berbat bir yol seçmişti ki ruhumda bir ömür paranoyalardan paranoyalara koşacak, herkesten şüphe duyup en az kendine inanacak, bu yüzden de en çok kendine batıp içini kanatacak uğursuz dikenler yeşertmişti. Bizim küçük tragedyamızda en nihayet kral babam, onu yeterince sevmediğimi düşündüğü için öfkelendi ve kalbinin kutsal topraklarından beni ilelebet defetti.”
“Ben babama tanışmadığımız için kızgındım. O da bana kendisini babalığını eksik yapmaya mahkûm ettiğim, elâleme karşı zor durumda bıraktığım için öfkeliydi. Babalığı yanlış yerlerde aramak telaşındaydı.”