Perdenin arkasındaki korkular bize ait değillerdir, çoğunu çocukluk döneminde ya da kişiliğimizin inşa edildiği gençlik zamanlarımızda emanet almışızdır.
Sevilmenin sınırları bulanıktır. Ne kadar çok sevdiğimizi ya da ne kadar çok sevilmek istediğimizi tarif edebiliriz ama sınırları belirlemek konusunda hatalara düşebiliriz.