Heraklitos için her şeyin her şeye aykırılığından bir harmonia doğuyorsa, evrenin ve içindeki her şeyin meydana gelmesi ve yaşamına devam edebilmesi için demek ki sürekli bir çarpışma, sürekli bir zıtlık gereklidir. İşte bu yüzden ona göre “Savaş her şeyin babası ve kralıdır. O bazılarını tanrı, bazılarını insan yapar; bazılarını köle kılar, bazılarını da özgür.”
Heraklitos’un keşfettiğine inandığı sır şudur: Görünüşte birbirine zıt olan şeyler, aslında bir ve aynıdır; bu birlik, daha derin düşünüldüğünde, aynı zamanda çokluktur.O halde bilmek veya bilge olmak birbirine zıt olanların temeldeki gizli birliğini görebilmektir; bu görüşe ermek çok şey bilmenin ya da malumat sahibi olmanın çok ötesindedir.
Durum böyleyse onun düşüncelerini yalnızca seçkin bir azınlık anlayacaktır, kalabalıklar onun düşüncelerindeki gizeme asla vakıf olamayacaktır. Çünkü ona göre değerli şeyler ender bulunur, ancak uzun ve yorucu bir çalışma sonucu elde edilir. Bu gizem altın değerindedir ve altın arayıcısı altını bulmak için toprağı ta derinlerine kadar kazmak zorundadır, hatta kazdığında o altından çok az miltarda bulacağını da çok iyi bilir.