Ayşe Kulin her eserinde olduğu gibi bu eserini de çok açık anlaşılır bir dille ele almıştır . Bosna Savaşını ve bu savaşta yaşanan olayları yerinde anlatan ve anlatırken duygusal ve eleştirel tutumlarla birlikte tarihte yaşanan olaylardan ders alınması gerektiğini ve İnsanlar arasında ırk, dil, din yüzünden yaşanan kavgaların sona ermesi gerektiğini ayrıca insanların bir arada yaşamayı öğrenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Bosna Soykırımı: Yaklaşık yüz bin insanın öldüğü, iki milyon kadar insanın yıllardır yaşadıkları topraklarından, vatanlarından göç etmek zorunda kaldığı bir savaş. Nasıl olmuştu bu soykırım? Hangi insan evlatlarının bu kadar gözü dönüp bu kadar cana kıyabilmişti? Sırp Cumhurbaşkanı Slobodon Milošević'in Sırpları kışkırtması sonucu önce Hırvatistan sonra Bosna'da genç yaşlı demeden yüzlerce insan katledildi. 1 Mart 1992' de başlayan savaşta fiziksel ve psikolojik olarak ağır hasar aldı Bosna. Yüzlerce çocuk ve kadına; sidik torbaları parçalanana kadar, bağırsakları dışarı çıkana kadar tecavüz edildi. Çoğunun sonra canına kıyıldı canına kıyılmayan çoğu insanda canına kıydı. Erkeklere ise hem eşlerine hem çocuklarına nasıl defalarca tecavüz edildiği anlatılıp psikolojik şiddet uygulandı. Zorla birbirleriyle ilişkiye girmeleri istendi, emre uymayanlar ise öldürüldü. Yıllarca aynı toprakta yaşamış insanlar ya da insan kılığına girmiş caniler bunu yapıyordu. Yüzlerce insanın öldüğü, yaşayanların çoğunun sakat kaldığı ya da akli dengesini kaybettiği savaş 14 Aralık 1995 Dayton Barış Antlaşmasıyla son buldu. Kitapta gazeteci olan Nimeta'nın, bu savaşta oğlunun , yeğeninin, ve çoğu akrabasının katledilişi anlatılıyor. Savaşın getirirdiği açlığı, sefaleti, korkuyu anlatan kitapta savaşı iliklerinize kadar hissedeceğinize eminim. Kitapta akıcı ve sıkılmadan