BEN Mİ YANLIŞTIM, YOKSA KİMSE DOĞRULARIMI ÖĞRENMEK Mİ İSTEMEDİ?
...
Küçücük bir çocuğum belki de hala. Ekran karşısında Taş Devri'ni izlerken, yediği çekirdekleri ağzında biriktiren... Annesinin hazırladığı, kek kalıbının dibinde kalan kek malzemesini sanki dünyanın en güzel yiyeceğiymiş gibi eline yüzüne bulaştırarak yiyen... Ama hayat ne Taş Devri'ndeki kadar eğlenceli, ne de annemin hazırladığı kekler kadar güzeldi.
...
Yolumu bulmaya çalıştığım zamanlarda hep kayboldum karanlıkta. Bir şeye ya da birine ihtiyacım vardı içimdeki çığlıkları duyacak. Sonra sen geldin.Her şeyi bir kenara bırakıp, hepsine inat kelimelerinle sarıldın bir gözlüğün ruhuna. göremediklerimi gösterip,duymadığım melodileri yerleştirdin kulaklarıma. Ne zaman kaybolsam karanlıkta,kendi ışığını bana doğrulttun kaybolabileceğini umursamadan. Ama yaptıklarım ve yapmayı istediklerim var benim. Zihnim oyun oynamayı bıraktı ve netleştirdi artık bazı şeyleri. Sana nasıl ulaşabileceğimi bilmeden, şuursuzca yazıyorum buraya. Belki kelimelerim titriyor...Belki yaralılar ve sana ulaşmak için fazla kan kaybettiler. Belki...Belki... Belki yazdıklarımı okuyacak ve gülümseyeceksin bilgisayarının başında. Belki de sinirli bir şekilde kapatacaksın ekranı. Bu yazdıklarım seni ürkütmemeli.Ben, ikinci kez bir şeyin uğruna savaşma kararı aldım.İlki, kek kalıbı içindi; ikincisi, seni geri getirmek için olacak.
Bir şarkım var senin için.Dinleyecek misin? Yoksa tıkayacak mısın kulaklarını hiç yokmuşum gibi?