Feyza

Feyza
Rüzgarı sür saçlarına..
39 okur puanı
Haziran 2022 tarihinde katıldı
Şam'da bir Türk gelin / PİRUZE
Puan vermedi·440 syf.··
2026 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 01:14
Nerden başlanır bilemedim.. Kitap bitti ama elim hemen gitmedi birşeyler yazmaya. Hala Şam'daki o Türk gelininde aklım .. Sinan Akyüz'ün diğer kaleme aldığı hikayeler gibi bu da insanın içinde adını bilmediği bir yeri acıtıyor.. Belki de hepimizin ortak noktası olan biryer. Bir kadının gerçekten bunları yaşamış olmasına mı yoksa aslında Piruze gibi nice kadının hala yaşıyor olmasına mı yanmalı insanın yüreği.. Aslında bakıldığında dağları bile aşan şeyler bir insanın yüreğinde nasıl da yapışıp kalıyor.. Çaresizce.. ve çoğu zaman sessizce hüküm sürüyor. Yıllar önce tek başına bu kadar şeyle başa çıkmaya çalışan, hüznü,kederi ,aşağılanmayı ve de aldatılmayı hem de defalarca aldatılmayı ilk görüp aşık olduğu adama olan sadakatinin karşılığında mı yaşamıştı ? Aslında ayrım yapılmaksızın hak edilmeyen şeyler gel gör ki ötelerden gelen bir anlayışın parçaladığı ve bunun bedelini de çoğu zaman değil her zaman kadının ödediği bir yaşam halini almış.. Alışılmaması , reddedilmesi gereken yere bunu kadının üzerinde bir egemenlik bir hâkimiyet olarak sürdürmeyi maharet görmüşler. Çok şey söylenir de... . . Kitapta Piruzenin gençliğinden,verdiği kararlardan ve onu bekleyen keder dolu uzun bir yaşamı anlatıyor. Yıllar sonra da bir kız aracılığıyla oğullarına ulaşıyor. Oldukça akıcı ve sade bir dille yazılmış, okurken zaten akıp gidiyor. Kitabın ikincisi de var ve umarım orda bir nebze de olsa iyisindir Piruzem.. Sen orda yaşarken kitabı okuyarak yaşadıklarına şahitlik eden birçok kişi de senle birlikte ağlamıştır eminim.. İkincisini okumadan biraz sindirmek lazım sanırım ilkini.. . . Yüreğini görmeyen, seni anlamayan insan görünüşünü beğensen nolur ki ? Keyifli okumalar..
1000k
PiruzeSinan Akyüz · Alfa Yayınevi · 202013,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·256 syf.··
2025 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2025 02:06
Doğu Ekspresinde Cinayet (Spoiler Uyarısı) Öncelikle kitabın akışı çok güzeldi çünkü dili oldukça kolaydı.. Polisiye kitaplarında her okur gibi benim de bazı karakterlere karşı tespitim olurdu fakat bu kitabı biraz okudum ,hadi tahmin yürüteyim katil kimmiş gibi bir yorum yapmak mümkün değil. Cinayete yardımcı diğer kişileri tahmin etmek de zordu tıpkı dedektif sizmişsiniz gibi bir hissiyat uyandırdı çünkü başlarda dedektif de okuyucuyla aynı kafa karışıklığı içindeydi. Kısacası cinayeti işleyeni öğrenmek için son sayfasına kadar okumalısınız. Kitabın içindeki kurgu detaya inildiğinde muazzam bir zekayla 12 kişinin cinayeti işleyenin tek kişi gibi gösterilmesi ve karakterlerin gerçeğe oldukça yakın oyunculuk sergilemeleri dedektif hariç Mösyö Bouc, Doktor Constantine'nin ve okuyucuların gözünden kolayca kaçabildi. Dedektif Pariot sanki sadece ifade alıp gönderiyor gibi gözüktü fakat gelen yolcuların hepsinde de birbirinden iz aramış bunu kitabın sonlarında fark ediyorsunuz. Pariot'un asıl katile ulaşmasını sağlayan şey aslında akışta mantıklı gibi gelen ama dikkatsiz detaylardı. Öyle de oldu. Mesela Bayan Hubbard'ın "Sünger torbası konusundaki hatası" onu ele vermişti. 12 kişinin kusursuzca hazırlanmış gibi gözüken planı zoraki de olsa kendine trende bir kompartıman bulabilmiş bir dedektifin denk gelmesiyle bozulacağını hangisi tahmin edebilirdi. Üzerine bir de trenin kara saplanması iyice bulandırdı ortalığı ama dedektifin ince ve keskin zekası planlanan cinayeti gerçekleştirmiş olmalarına rağmen kendi paçalarını kurtarmakta işe yaramadı. Kitap keyifliydi, yeni okuyacaklara güzel bir kurgu sunuyor.
1000Kitap
Doğu Ekspresinde CinayetAgatha Christie · Altın Kitaplar · 201936bin okunma
Puan vermedi·323 syf.··
2025 2. kitabı
İki Kişilik Yalnızlık (Spoiler uyarısı) Kitap o kadar sadece ve akıcıydı ki sanki okuyor gibi değil de film izliyor gibi akıcılığı vardı.. Kitap ilk bittiğinde allak bullak olmuştu aklım. Zaman geçtikçe Zehra ve Zaferin hikayesi daha da demlendi ve aslında biraz objektif bakıldığında ders çıkarılacak ne çok nokta vardı. Kitabın ilk başlarında biraz bencilce düşünüp Zehraya kızmıştım evinle ilgilenmek varken bu iş sevdası da ne böyle diye. Çünkü Zaferin ve çocukların durumu evde kadın olmadığından, ilgisizlikten olduğunu düşünmüştüm. Normalde ön yargıyla yaklaşmam kitaplara ama gel gör ki kendini ilk başta adına sevda diyip sonra da çocuklarım diyerek yok eden bir kadın. Kendi kendine çok çırpındı, lafını nerede olursa olsun esirgemeden çarptı Zafer hariç herkesin yüzüne. Zafer bir sayfada neden evden uzaklaştığını söylemişti, cinsellik , evde ilgisizlik vs. O bu kadar açık ifade ederken ve bu ifadesinin sonu da hep manipülasyonla biterken tüm olan çirkinlikleri sessiz kaldı kendi içinde. Kitabı okurken çoğu yerde kızdım Zehra'ya buna da susamazsın diye. Kitabı bitene kadar ağzından ayrılık lafının çıkmasını bekledim ama geç gelen bir laftan ileriye gitmedi. Zaferin bu kadar eğitimli olmasına rağmen algılarının tamamen falcı kadına odaklanmasının saçmalığı.. Eve gelen tuhaf insanlar.. Evde huzursuzluğun bu olaylardan sonra daha da diz boyu olduğunu görmek.. Bir kadının peşinden sorgu sualsiz gidip nikah kıyması , Zehra'nın bunlardan habersiz olması.. Falcı kadından izin istemesi eşiyle birlikte olması için.. tüm bunların adı ne .. körlük mü? Kitapta çocuklar çok sade geçilmiş, olanları onların gözünden görmek nasıl oldurdu? Kitabın sonu şaşırttı, Zehra'nın tam da herşeye dur dediği anda gitmesi ve arkada sadece iki canın kalmasınin verdiği hüzün hariç herşey akışında
1000k
İki Kişilik YalnızlıkSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 20252,374 okunma