Kaybolmak üzere suya düşen bilezik
Bak bütün, kırışıklar silindi sudan
Son saatimde mi uyandım uykudan,
Neden boş geçen yıllardan içim ezik?
Durdu beni ölüme götüren kervan.
Bir eski şarkı söyleniyor rüzgârda.
Duydum ki sevmeyi bilen dudaklarda
Benim ilâhilerim hâlâ okunan.
Sevgilim... Ellerime dokunaraktan...
Beni çağıran bir eda var sesinde.
Bu muydu insanlara son nefesinde Görüneceğinden bahsedilen şeytan?
Sular çekilmeye başladı köklerde
Isınmaz mı acaba ellerimde kan?
Ah, ne olur bütün güneşler batmadan
Bir türkü daha söyleyeyim bu yerde.
İnsanlar, inkar edilemez zekalarına rağmen bu komedyayı ciddiye alıyorlar. Kötülük bunda zaten. Tabii acı çekiyorlar, ama hiç olmazsa yaşıyor, gerçek; düşsel olmayan bir hayat yaşıyorlar. Çünkü hayat aslında acı demektir. Acısı olmasa zevki de olmazdı; her şey sonu gelmez bir övgü ayinine dönerdi. Kutsal ama sıkıcı...