Hepiniz unuttunuz mu? diye sormaya içi gidiyor. Unuttunuz mu onu? Ona nasıl muhtaç olduğumu unuttunuz mu? Onsuz nasıl yaşayacağımı bilmediğimi unuttunuz mu? Kim söyleyecek bana şimdi ne yapacağını?
Şimdi bir kez daha hayatı gitgide daha zor, her günü br öncekinden daha çekilmez buluyor. Her günün ortasında kararmış, kurumuş bir ağaç var, sağına doğru tek bir dal uzatmış tek kollu bir korkuluk gibi, o da bu dala tutunuyor. Sürekli yağmur çiselediğinden dal kaygan. Fakat tüm yorgunluğuna rağmen tutunuyor çünkü altında dipsiz bir kuyu var. Kuyuya düşmekten korktuğu için dalı bırakamıyor ama bir gün bırakacağının, bırakmak zorunda kalacağının farkında; gücü tükenmek üzere. Her hafta parmakları biraz daha aralanıyor
....bir kişiyi kendisi için yaşamaya ikna etmenin imkânsızlığını biliyordu. Ama insanlara başkaları için yaşamaları gerektiğini hissettirmenin soruna daha etkili bir çözüm olacağını düşünüyordu...