Rüyayla gerçek iç içe kaynaşmış bu romanda buluşmuş. Mekan seçimleri, karakterlerin birbirleriyle diyalogları ve olay örgüsü muazzam. Öyle bir merak unsuru sarıyor ki zihninizi kitabın içinden çıkamıyorsunuz Saklıkuyu denilen gözlerden uzak beldeye siz de hapsoluyorsunuz.
İmkansız bir aşk olarak tanımlansa da Orhan’ın aşkı bence imkansız değil karşılıksız ve saplantılı bir aşk. Ve Firdevs.. Orhan’ın ona aşkını bile bile umut verip sonra uzunca bir süre aramayan, izini kaybettiren aşkı kullanan bir kadın. Edebiyat dünyasının nefret edilen kadın karakterlerine adını yazdıracak cinsten.
Ve Tarık Tufan beni yine şaşırtmadı. Sanırım Gece Açan Çiçekler’den daha çok beğendim bu kitabını. Kendisinden okuduğum 3.kitabı oldu. Yıl içinde tüm külliyatını bitirmek istiyorum Modern Türk edebiyatının en değerli yazarlarından biri bence kendisi.
“Neşeyle gülümseyen insanlarla karşı karşıya geldiğimde benden bir şey çalmışlar yahut hakkımı yemişler gibi düşmanca bakıyordum.”