Yunus Akar

Yunus Akar
@Lisette
"Bitmedi daha sürüyor o kavga Ve sürecek Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!" Adnan YÜCEL
Driver- Dekorasyon
Teknik lise
S.Şehir/Antalya
48 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2018 105. kitabı
"Din ve paranın yeşili, Yeni Dünya Düzenin de Ortadoğu'yu kana boyarken, Washington,Vatikan ve Kudüs ile barış çığırtkanlığı yapıyor, yaptırıyor.'Uygarlık', 'Özgürlük' sözcüğünü ağızlarından hiç düşürmeyen batılı emperyalistler yerli hakların belleğini yok etmek istiyor." Rochefeller'in küresel sermaye yi nasıl yönettiği ve kendi örgütüne(NSA) hizmet eden Dünya'nın dev şirketleri ve bağlantıları'nın nasıl olduğunu Erol Bilbilik muazzam şekilde anlatmış.
Siyaset
Rockefeller'in Küresel Celladı BrzezinskiErol Bilbilik · Nergiz Yayınları · 201718 okunma
Reklam
Adnan Yücel
Aşka çamurlar sürülüyor her gün Zamana duvarlar örülüyor Saksılar yine sulanıyor oysa Sevgiler yine yeşeriyor Her şeyi bir yanılma gibi karanlıkta Yer üstünde kaçanlar Yeraltında savaşanlar yürüyor.
Yurt Kitap-Yayın·Kitabı okudu
Şiir
Gözlerini gözüme kaldırdı. İkimiz de mavi mavi baktık. – Ben, dedi, boyacı olacağım. – Ne boyacısı? – Kundura boyacısı. – Neden kundura boyacısı? – Ya ne olayım? – Doktor ol, dedim. – Olmam, dedi. – Neden? – Olmam işte. – Neden ama? – Doktoru sevmem ki. – Olur mu ya? Bak, dedim. Doktor sevilmez olur mu? – Tabiî sevmem, dedi. Annem hasta oldu. Evimize geldi. Kumbaramızı kırdık. Bütün yirmi beşlikleri ona verdik. Sonra çeyrekler kaldı. Onlarla da reçeteyi yaptırdık. O da zorlan. – Ama annen iyileşti. – Annem iyileşti ama paramız gitti. İki gün, yemek yemedim ben. – Peki, dedim, öğretmen ol. – Ben mektebe gitmiyorum ki. – Neden? – Öğretmen beni dövüyor. – Neden? – Yaramazlık ediyorum da ondan. – Sen de yaramazlık yapma. – Ben yaramazlık ne demek bilmiyorum ki. – Öğretmenin yapma dediği şey, dedim. – Belli olmuyor ki!.. Bir gün arkadaşımın biri “Çamaşırcının piçi!” dedi. Ben de döğdüm onu. Öğretmen de beni döğdü. Ondan sonra hep çamaşırcının piçi diye çağırdılar. Hiç kimseyi döğmedim. Yaramazlıkmış diye. Birkaç gün sonra yanımdaki arkadaşın iki kalemi vardı. Birini aldım. Hırsızsın sen, diye döğdüler. Benim kalemim yoktu aldım. Sonra o da yaramazlıkmış, hem de çok fena bir şeymiş. Bir daha kimsenin kalemini almam dedim. Defterini aldım. Bu sefer hem döğdüler, hem mektepten koğdular. – Çok fena yapmışsın. – Fena yaptım. Ben adam olmak istemiyorum ki. – Ne olmak istiyorsun ya?

Yunus Akar

, bir kitap okudu
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2018 105. kitabı
Erol Bilbilik
7.1/10 · 18 okunma
BAYRAM Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz kalınca anlar insan... Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir; sevmeninkini yalnızlık... Sızlamayan her organ, hele de burun direği bayramdır. Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek, kurda kuşa yem olmayıp "çok şükür bugünü de gördük" diyebilmek... Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır. Yoğun bakımda sancılı geceyi ya da kangren olmuş bir ilişkiyi bitirmek de öyle... En acıktığın anda dumanı tüten bir somunun köşesini bölmek, korktuğunda güvendiğine sarılabilmek, dara düştüğünde dost kapısını çalabilmek bayramdır. Bir sürpriz paketinden çıkan hediye, tatlı bir şekerlemede üstüne serilen battaniye, saçlarını müşfik bir sevgiyle okşayan anne bayramdır. "Ona güvenmiştim, yanılmamışım" sözü bayramdır. Hiç aldatmamış, aldanmamış olmak bayram... Yeni eve asılan basma perdeler, alın teriyle kazanılmış