Anımsadığı kadarıyla annesinin olağanüstü bir kadın olduğunu sanmıyordu... Duyguları sahiciydi ve dış etkilerle değiştirilmesi olanaksızdı. Onun gözünde, bir davranış sırf etkisiz olduğu için anlamını yitirmezdi. Birini seviyorsan gerçekten severdin. Verecek başka hiçbir şeyin yoksa bile sevgin yeterdi.
Sefalet kitabını okurken bir kitabın günümüzde neden klasikler arasında olmadığı hakkında bir fikir edindim. Çünkü nasıl ki bugün derslerde Mehmet Rauf’un “Eylül” kitabını bir klasik olarak okuyorsak, Emine Semiye’nin “Sefalet”i de bizlere derslerde klasik olarak okutulabilirdi, fakat yazar bu şansı kendi elleriyle katletmiş.
Böyle düşünmemin ilk ve en göze batan nedeni kitabın belli bir şekilde okura mesaj verme kaygısıyla yazılmış olması. Sanırsam bu kaygı yüzünden de yazar bizlerin bir şeyleri çıkarım yoluyla anlamamıza asla izin vermemiş. En basit şeyi bile gözümüze sokmuş ve istemeden bile olsa okuru biraz aptal yerine koymuş. Bunun beni en rahatsız eden örneği kitabın başlarında siyahi kalfanın adının Gayret olduğunu öğrendiğimiz kısımdı. Birinin ona “Gayret” diye hitap etmesinden adının bu olduğunu zaten anlıyoruz, ki bunu hayvanlar bile anlayabilir, ama yazar bize “Buradan da adının Gayret olduğunu anladık” şeklinde belirtme gereği duymuş. Bu açıdan kitabın üslubunu kusurlu buldum. Halbuki kitap gayet akıcı ve hoş bir dille yazılmıştı.
İkinci sorun ise kitapta tam olarak nasıl anlatacağımı bilmediğim bir eksiklik. Kitaptaki sembolizm fazla barizdi, bu brnim kitabı ciddiye almamı bşraz olsun engelledi. Kitabın hikayesini ve akışını beğenmiştim. Birden fazla kişinin yaşadığı olayları görmemiz ve karakterlerin geçmişlerini okumak hoşuma gitti. Bu kızım bana “Uğultulu Tepeler”i hatırlattı. Kitabın fakirlik hakkında olmasını da beğendim, çünkü dönemin kitapları genelde yalılardaki zengin yaşamı anlatır. Emine Semiye konusu açısından dönemi için yenilikçi bir seçim yapmış ama işlenişi kitabın potansiyelini çökertmiş. Ayrıca kitabın bazı yerlerinde yazarın görüşlerini fazlasıyla gelenekçi buldum, özellikle kadınlar ile ilgili olan kısımlarda. Bu yüzden, arka kapakta
SefaletEmine Semiye · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022621 okunma
Tüm bu cinsiyetleri, nitelikleri birbirine düşürmece; bütün bu üstünlük talepleri ile zayıflığın bir tarafa yüklenmesi, insan varoluşunun "taraf"lara dahil olduğu, bir tarafın diğer tarafı yenmesi gereken, sahneye çıkıp müdürden bizzat süslü bir kupa alınan özel okul çağlarına aittir. İnsanlar olgunlaştıkça taraflara, müdürlere ya da süslü kupalara inanmayı bırakır.