Murat

Murat
@LocalVoice
Ekonomist
Lisans
Köln
Almanya, 1994
32 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Devlet, borç ilişkilerinin düzenleyicisi ve koruyucusudur.
Bu görüşe göre devlet, hepimizin bizi yaratan topluma olan, nasıl olduğunu tam olarak fark etmesek bile en azından hepimizin var olmak için birbirimize tamamen bağımlı olmaya devam edeceğimiz gerçeğinde somutlaşan varoluşsal bor cun, sadece yöneticisidir.
Sayfa 77·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Manevi borçluluk hissi
Suçumuz, evrene olan borcumuzu ödeyemeyeceğimiz gerçeğinden ötürü değildir. Suçumuz, her şeyden önce, herhangi bir anlamda "var olan ve var olmuş olan her şeye" denk olduğumuzu ve bu borcu algılama gücüne sahip olduğumuzu düşünme cüretimizdir.
Sayfa 75·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
İlk Faiz
Mezopotamya faizle borç para verme uygulamasının ilk icat edildiği yerdir.
Sayfa 70·Kitabı okudu
Fransız Sömürüsü "Madagaskar"
Bu arada en çarpıcı olan, bu vergiyi tanımlamakta kullanılan dildi: bu vergiye "impot moraliseteur", yani "eğitici" ya da "ıslah edici vergi" deniyordu. Başka bir deyişle -zamanın diline uyarlanırsa- yerlilere çalışmanın değerini öğretmek amacıyla tasarlanmıştı. "Eğitici vergi" hasat zamanından hemen sonra alındığı için, çiftçiler için en kolay ödeme yolu pirinç mahsulünün bir kısmını, ülkenin çeşitli küçük kasabalarında boy gösteren Çinli veya Hintli tüccarlara satmaktı. Ancak hasat zamanı, bilinen nedenlerle pirinç fiyatının en düşük seviyede olduğu zamandı; mahsulünün çok büyük bir kısmını satan kişinin elinde, bütün yıl boyunca ailesini doyurmaya yetecek bir şey kalmıyordu, dolayısıyla kendi ürününü, söz konusu tüccarlardan, yılın daha sonraki zamanlarında, çok daha yüksek fiyattan, veresiye satın almak zorunda kalıyordu. Neticede çiftçiler hızla, umutsuzca borca batıyorlardı (tüccarlarsa aynı zamanda tefecilik yapıyordu). Borçları ödemenin en kolay yolu, nakit karşılığı satacak bir tür mahsul bulmak -kahve veya ananas yetiştirmeye başlamak- ya da çocukları ücretle çalışmak üzere şehre veya adanın çeşitli yerlerinde Fransız sömürgecilerin kurduğu plantasyonlara göndermekti. Projenin tümü, köylü sınıfını sıkıp ucuz emek çıkarmayı amaçlayan müstehzi bir plan gibi görünüyordu, gerçekten de öyleydi, ama bundan ibaret değildi. Sömürge yönetimi de oldukça açık sözlüydü (en azından kendi iç siyasi belgelerinde); köylülere en azından bir miktar para bırakmak ve küçük lükslere alıştırmak gerektiğinden söz ediyorlardı - güneş şemsiyesi, ruj, kurabiye gibi Çin mağazalarında satılan şeylere. Yeni zevkler, alışkanlıklar ve beklentiler edinmeleri çok önemliydi; böylece tüketici talebinin temelleri atılmış olacak, tüketim talebi istilacılar ayrılıp gittikten sonra uzun süre
Sayfa 57 - Everest·Kitabı okudu
İktisat & Ekonomi
Borç, zincire vurulmuş özgürlüktür
1694'de İngiliz bankerierinden oluşan bir konsorsiyum, krala 1 ,200,000 I. kredi verdi. Buna karşılık, kraliyetin banknot basma tekelini aldılar. Bu pratikte şu anlama geliyordu: Kralın şu anda kendilerine borçlu olduğu paranın bir kısmı karşılığında, krallık halkı arasından kendilerinden borç almak isteyenlere, ya da kendi paralarını mevduat olarak bankaya yatırmak isteyenlere JOU'ları verme hakkına sahip olacaklardı - fiilen, yeni oluşan kraliyet borcunu dolaşıma sokacaklar veya "paralaştıracaklardı." Bankerler için büyük bir başarıydı (borcun anaparası üzerinden krala yüzde 8, yıllık faiz tahakkuk ettireceklerdi, aynı zamanda aynı para üzerinden kendilerinden borç alanlara da faiz tahakkuk ettireceklerdi), ama bu ancak borcun anaparası ödenınediği sürece devam edecekti. Günümüze kadar bu borç asla geri ödenmedi. Ödenemezdi. Ödenseydi, ingiltere'nin tüm para sistemi yok olurdu.
Sayfa 55·Kitabı okudu
İktisat & Ekonomi