Serinin 10.kitabı olan “Alacakaranlık Kavşağı”nda yine kaos hüküm sürmekte.
Seanchanlar “Dönüş” olarak adlandırdıkları işgali genişletmektelerse de çeşitli yerlerde yine direnişle karşılaşmaktalar.
Elayne,Andor tahtına oturmuşsa da onun da taht mücadelesi devam ediyor. Sürpriz değişiklikler var ama söyleyip de tadını kaçırmayalım.
Egwene,asi Aes Sedailer ve büyük bir ordu ile Tar Valon yolunda…
Mat,Seanchanlar ile bir şekilde bağlantılı…”Tuon” ismini söylemek yeterli.
Perrin,komutasındaki orduya ek olarak Masema(Haberci) ile ilgilenmekte… Faile,Shaidolar tarafından esir alınınca Perrin ve adamlarının amacı Faile’yi kurtarmak olur.
Rand,birçok sorunla başa çıkmak zorunda olsa da bu bölümde akılda kalan “saidin” in temizlenmesi için çaba harcamasıdır.
Kitapta Egwene ve Aes Sedailer ile ilgili bölümler ağırlıkta. Zaman zaman bu kısımlarda akıcılık kesiliyor. Son 100-150 sayfa yine doludizgin…
Genel olarak durum bu. Elbette değinmediğim birçok konu var ki onlar da okuyacaklara kalsın…
Kızları Julie’yi okutmak için bütün varlığını harcayan Depres ailesi,Paris’te bir binanın çatı katında(mansard) fakirlik içerisinde yaşamaktadır. Öyle acınacak haldedirler ki yiyecek kuru bir ekmekleri dahi kalmamıştır. Yakacak kömür bulamazlar da sandalyeyi,sandığı parçalayıp yakarak ısınmaya çalışırlar.
Julie’nin annesi Polini Depres kızlarını okutup beş parasız kaldıkları için pişmanlık duysa da demircilik yapan baba Jean Depres,bir gün diploma için harcadıkları paranın kat kat fazlasını kazanacaklarını ümit etmektedir. Ne var ki Julie Depres’in diploması da bir işe yaramamaktadır. Zira başvurduğu hiçbir kurumdan olumlu yanıt alamaz.
Fakirlik,açlık artık son haddine varmıştır. Nihayet Julie iş bulmak umuduyla sokakları dolaşırken bir cenaze alayından düşen bir demet çiçeğe rastlar. Bu buketteki çiçekleri tek tek süsleyip paketleyerek satmayı düşünür. Bunu yaparken de çiçeklerin içlerine en güzel şiirlerden mısralar ekler. Paris’in kibar çevresi bu çiçekçi kızın çiçeklerine çok rağbet eder. Şiirli çiçekleri satın almak moda haline gelir. Zamanla okuduğu ve çiçeklere iliştirdiği şiirler sayesinde tanınır;en ünlü tiyatrolarda şiir konferansları verir,tiyatroda çalışanlara hocalık yapar.Julie,çiçekçilikle başladığı bu işten akıl almayacak bir para kazanıp ailesini rahat bir yaşama kavuşturur.
Ahmet Mithat Efendi,kızların her şartta -çiçekçi bile olsalar- okutulması gerektiğine,milletlerin ancak böyle gelişip ilerleyebileceklerine inanmaktadır.
Eserin dilinde sadeleştirme yapılmadığı için dönemin (19.yy.) edebi diline hakim olmayan okuyucuların yanlarında bir lugat bulundurmalarını tavsiye ederim.