Canış-Bayış,Kırgızlara ait bir destan. 16-17.yüzyıl döneminde Kalmuk istilasına karşı Kırgızların direnişinden kaynağını alan bu destanda Kırgız hanı Nurkan’ın oğulları Canış ile Bayış,yanlarına aldıkları kırk yiğitle Kalmuk hanı Sıyadat’ı yenip halkını özgürlüğe kavuşturur.
Canış ile Bayış yiğit,kuvvetli,cesur iki kardeştir. Bu bahadırlar bir gün yanlarındaki yiğitlerle at sürerken kırda kırk kızla karşılaşır. Kızların kendilerinden korkmadıklarını görünce onlarla eyleşmek isterler. Kızların arasından Asılşaa adında güzel bir kız,kendileriyle eğleneceklerine her yıl kendileri gibi kırk kızı vergi olarak isteyen Kalmukları yenmelerini söyler. Durumdan habersiz olan bahadırlar babaları Nurkan Han’dan gerçeği öğrenirler. Oğullarının büyüyüp savaşacak yaşa gelmelerini bekleyen Nurkan Han,oğullarının Kalmuk hanı Sıyadat’la yüzleşmelerinin zamanının geldiğine hükmeder. Canış ve kardeşi Bayış’ı kırk bahadırla Sıyadat Han’la vuruşmak üzere savaş kıyafetleriyle donatarak Kalmuklar üzerine gönderir.
Kalmuk hanı Sıyadat’ın kalabalık ordusuna karşı kırk bahadır üstün bir mücadele gösterir. Sıyadat’ın ordusuna büyük kayıplar verdirirler. Ne var ki sayıca üstün olan Kalmuklar bu vuruşmadan galip çıkarlar. Bayış ise Sıyadat’a esir düşer. Bayış’ın ağabeyi Canış yaralı bir halde obasına döner.
Bütün bedeni yaralar içinde olan Bayış,Kalmuklara büyük kayıplar verdiren bir bahadır olarak Kalmuk halkı arasında bağlı şekilde gezdirilir. Bu sırada Sıyadat’ın kızı Celkayıp,Bayış’ı görür görmez ona tutulur. Onu cellatların elinden kurtarmak için altmış arşınlık bir kuyuya atılmasını,kuru ekmek ve suyla beslenmesini,gün yüzü görmemesini babasından ister. Sıyadat kızının isteğini yerine getirir. Celkayıp en kısa sürede Bayış’a durumu anlatır. Ona her akşam gizlice yemekler getirir. Tam yedi