MustafaM

10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2025 28. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2025 01:33
Bu da bizim “Yüzyıllık Yalnızlık”ımız… Aurelianolar filan yok elbette.Çamoluk köyünü kuran Molla Murat ile başlayan aile macerası Molla’nın torununun oğlu Sefa ile sona eriyor. Dededen torunlara destansı bir yolculuk… Destan dedikse illa bütün kahramanların “kahraman” olduğu anlaşılmasın. Memleketin ahvali gibi giderek bozulan bir nesille karşılaşıyoruz. Kahramanlar oldukça canlı,ete kemiğe bürünmüş. Aramızda olan binlercesinden biri her bir kahraman. Ama hepsi tek bir destanda buluşmuş:Tarla Kuşunun Sesi’nde… Mustafa Kutlu edebiyatımızın güçlü kalemi. Sesini yaşanmışlıklardan,gözlemlerden,halkın ta kendisinden yankılıyor eserinde. Zaman zaman okuyucuyla ağız dalaşına giriyor,zaman zaman kendine de dokunduruyor. Velhasıl,öyle bir anlatıyor ki bir süre sonra anlatıyı değil de anlatımı sevdiğinizi fark ediyorsunuz. Kitabın konusu şuydu,buydu… Hiç girmeyeceğim o kısma. Bu kitap farklı,öyle kuru kuru konunun özeti verilip geçilecek türden değil. Bir gün tekrar okumak üzere…
Edebiyat
Tarla Kuşunun SesiMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20173,040 okunma
Emine isimli okura yanıt verildi
MustafaM
Emine İnşallah size de hitap eder,seversiniz. Sonrasında düşüncelerinizi okumayı isterim.
Reklam
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2025 28. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2025 01:33
Bu da bizim “Yüzyıllık Yalnızlık”ımız… Aurelianolar filan yok elbette.Çamoluk köyünü kuran Molla Murat ile başlayan aile macerası Molla’nın torununun oğlu Sefa ile sona eriyor. Dededen torunlara destansı bir yolculuk… Destan dedikse illa bütün kahramanların “kahraman” olduğu anlaşılmasın. Memleketin ahvali gibi giderek bozulan bir nesille karşılaşıyoruz. Kahramanlar oldukça canlı,ete kemiğe bürünmüş. Aramızda olan binlercesinden biri her bir kahraman. Ama hepsi tek bir destanda buluşmuş:Tarla Kuşunun Sesi’nde… Mustafa Kutlu edebiyatımızın güçlü kalemi. Sesini yaşanmışlıklardan,gözlemlerden,halkın ta kendisinden yankılıyor eserinde. Zaman zaman okuyucuyla ağız dalaşına giriyor,zaman zaman kendine de dokunduruyor. Velhasıl,öyle bir anlatıyor ki bir süre sonra anlatıyı değil de anlatımı sevdiğinizi fark ediyorsunuz. Kitabın konusu şuydu,buydu… Hiç girmeyeceğim o kısma. Bu kitap farklı,öyle kuru kuru konunun özeti verilip geçilecek türden değil. Bir gün tekrar okumak üzere…
Edebiyat
Tarla Kuşunun SesiMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20173,040 okunma
Emine isimli okura yanıt verildi
MustafaM
Vallahi bıkkınlık değil,eserin hakkını verememe korkusu diyeyim. Yoksa insanın giderek topraktan uzaklaşmasından tut,devrimlerin halka yansımasına değin birçok esaslı mevzu var içerisinde. Düşüncelerimi aktarabilecek kabiliyeti göremedim kendimde.🙂
Puan vermedi·59 syf.·
2025 4. kitabı
Stefan Zweig’ın Sahaf Mendel, Görülmeyen Koleksiyon, Unutulmayacak Bir İnsan isimli üç kısa öyküsünden oluşturulan bir kitap. Sahaf Mendel öyküsünde kitaplar konusundaki bilgisi arşa çıkmış bir insanın, bir kafenin bir köşesinde sadece kitaplarla ilgilendiği için her şeyden habersiz savaş yılları sonrası sınır dışı edilişi ve yaşadığı zor koşullar sonrası kitaplara heyecanla bakan gözlerindeki ışıltının sönüşünü, zihninin bulanık hale gelişini ve hazin sonunu anlatılıyor. Görülmeyen Koleksiyon öyküsünde ise savaş döneminde dededen kalma antika dükkanındaki antikaların koleksiyonerler tarafından hızlıca satın alınması sonucu ürünsüz kalan birinin, ürün bulmak amacıyla eski bir koleksiyoncunun kapısını çalması ve onun artık gözleri görmeyen biri haline geldiğini görmesi, savaş döneminin getirdiği hiperenflasyon ortamı nedeniyle eşi ve kızının ondan habersiz yıllarca binbir emekle edindiği koleksiyonlarını satması ve bundan habersiz kendisini ziyarete gelen antikacıya görmeyen gözleriyle tanıttığı sözde koleksiyonunun öyküsünü anlatır. Unutulmayacak Bir İnsan öyküsünde de insan ilişkilerini paraya tercih eden, herkese yardım eden ve herkes tarafından saygı gören bir adamın kısacık hikâyesi anlatılır. Zweig’ın bu üç öyküsü insanların başka insanlar hakkındaki düşüncelerini sıcacık, içtenlikle dile getiren cümleler içermesiyle dikkatimi çekti. Sahaf Mendel’in içinde bulunduğu durum dalları kırılmış bir ağacı hatırlattı bana, ayrıca bu sabah okuduğum bir Instagram hikayesindeki uzunca cümleleri de… Diyordu ki: “Öfkeyi, acıyı, üzüntüyü başka bir şeye dönüştürebilmek çok kıymetli. Farkındalık olur, eser olur, yeni bir başlangıç olur. Ama bunu yapabilmek için o fırtınanın içinden çıkıp biraz bir dağın tepesinden bakar gibi uzaktan görebilmek gerekiyor onu. Habire girdapta
Sahaf MendelStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202412,8bin okunma
MustafaM isimli okura yanıt verildi
MustafaM
RT Devam,devam… Kitabın hakkını veriyorsun. Öyle düşün.🙂
Puan vermedi·59 syf.·
2025 4. kitabı
Stefan Zweig’ın Sahaf Mendel, Görülmeyen Koleksiyon, Unutulmayacak Bir İnsan isimli üç kısa öyküsünden oluşturulan bir kitap. Sahaf Mendel öyküsünde kitaplar konusundaki bilgisi arşa çıkmış bir insanın, bir kafenin bir köşesinde sadece kitaplarla ilgilendiği için her şeyden habersiz savaş yılları sonrası sınır dışı edilişi ve yaşadığı zor koşullar sonrası kitaplara heyecanla bakan gözlerindeki ışıltının sönüşünü, zihninin bulanık hale gelişini ve hazin sonunu anlatılıyor. Görülmeyen Koleksiyon öyküsünde ise savaş döneminde dededen kalma antika dükkanındaki antikaların koleksiyonerler tarafından hızlıca satın alınması sonucu ürünsüz kalan birinin, ürün bulmak amacıyla eski bir koleksiyoncunun kapısını çalması ve onun artık gözleri görmeyen biri haline geldiğini görmesi, savaş döneminin getirdiği hiperenflasyon ortamı nedeniyle eşi ve kızının ondan habersiz yıllarca binbir emekle edindiği koleksiyonlarını satması ve bundan habersiz kendisini ziyarete gelen antikacıya görmeyen gözleriyle tanıttığı sözde koleksiyonunun öyküsünü anlatır. Unutulmayacak Bir İnsan öyküsünde de insan ilişkilerini paraya tercih eden, herkese yardım eden ve herkes tarafından saygı gören bir adamın kısacık hikâyesi anlatılır. Zweig’ın bu üç öyküsü insanların başka insanlar hakkındaki düşüncelerini sıcacık, içtenlikle dile getiren cümleler içermesiyle dikkatimi çekti. Sahaf Mendel’in içinde bulunduğu durum dalları kırılmış bir ağacı hatırlattı bana, ayrıca bu sabah okuduğum bir Instagram hikayesindeki uzunca cümleleri de… Diyordu ki: “Öfkeyi, acıyı, üzüntüyü başka bir şeye dönüştürebilmek çok kıymetli. Farkındalık olur, eser olur, yeni bir başlangıç olur. Ama bunu yapabilmek için o fırtınanın içinden çıkıp biraz bir dağın tepesinden bakar gibi uzaktan görebilmek gerekiyor onu. Habire girdapta
Sahaf MendelStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202412,8bin okunma
MustafaM
Ne güzel inceleme yazmışsın işte. Niye yazmayacakmışsın? Kitabı okuduğu halde unutanlara yardımcı olursun hem.🙂
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2025 21:34
Asiller sınıfına dahil olmak için kendini rezil eden Mösyö Jourdain adlı bir burjuvanın girdiği komik durumları anlatan bir tiyatro eseri… Mösyö Jourdain’in tek amacı kendisinin bir asilzade olarak anılmasıdır. Bu bağlamda aklının almadığı müzik,resim,kılıç kullanma dersleri alsa da bu durum daha da komik olmasına yol açar. Mösyö Jourdain’den para koparan bir asil olan Dorante ise onun bu zaafını kullanarak aldığı paralarla sevgilisi Dorimene’ye kur yapmaktadır. Mösyö Jourdain’in kızı Lucile ise Cleonte adlı bir gençle sevgilidir ancak Cleonte asil soyundan olmadığı için Mösyö Jourdain kızını ona vermez. Asiller sınıfına dahil olmak isteyen Mösyö Jourdain’e bir oyun oynanır ve Cleonte’yi Türk sutanının oğlu olarak tanıtırlar. Böylece Lucile ile Cleonte’nin nikahları kıyılır. Bizim Tanzimat Dönemi Batı hayranlarını eleştiren romanlarımızda da benzer bir yaklaşıma rastlamaktayız.
Edebiyat
Kibarlık BudalasıMolière · Fark Yayınları · 20216,9bin okunma
RT isimli okura yanıt verildi
MustafaM
Oldukça keyifli bir tiyatro eseriydi.