Loem

Gösteri manyağı dediği, oturdukları evleri kaybetmekle yüz yüze kalmış, buradan ayrılırsak nereye gideriz, başımızı nereye sokarız diye çaresizlik içinde kıvranan zavallı insanlardı. Nasıl da öfkeyle bakıyordu yardımcım onlara. Neden? Neden olacak, bu bahtsızları kendisine benzettiği için. Daha doğrusu bu kaybetmiş topluluk, ona kendisini hatırlattığı için. Kimsesizliğini, terk edilmişliğini, bir çocuk yuvasında büyümüşlüğünü... O yüzden nefret ediyordu, hiç tanımadığı bu insanlardan.
Sayfa 112·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Telefonu kapatınca daha bir çoğaldı içimdeki hüzün. Bir tür terk edilmişlik duygusu. Sanki denize vuran güneş solmuş, gökyüzünün mavisi koyulaşmaya başlamıştı, akşam nasıl da hızlı çöküyordu şehre.
Sayfa 90·Kitabı okudu
Alıntı
Büyülü bir şey vardı bu kadında. Dünyanın yaşamaya değer bir yer olduğunu hissettiren bir şey.
Sayfa 88·Kitabı okudu
Alıntı
Üstelik ben bile kendimi tam olarak anlayamazken, bir başkası beni nasıl anlatabilirdi ki?
Sayfa 79·Kitabı okudu
Alıntı
Onun için denizin nemiyle yüklü ılık rüzgarların altında, dalgaların sesiyle yaşlanacağı o sakin hayat benim için tam bir cehennemdi.
Sayfa 77·Kitabı okudu
Alıntı