Loem

10/10
·160 syf.··
2024 2. kitabı
·
67 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2024 00:00
Kürk Mantolu Madonna'yı bitireli birkaç gün oluyor. Bitirdiğim anda aklımda canlanan birkaç düşünceyi yazdığım yazımı şuraya iliştiriyorum<8 Üzerine sayfalarca günlerce konuşabilirmişim gibi bir his... Sabahattin Ali'nin kitabını bitirdim galiba ama kendi kitabım kafamın içerisinde devam ediyor, yeniden şekilleniyor, uzadıkça uzuyor. Galiba her şey gibi kitapların da doğru zamanları var, belki de ondandır ki çok daha önce okumaya niyet edip yaklaşık 2 ay önce başlayabildiğim bu kitabı ancak şimdi bitirmiş bulunabiliyorum. Demek ki okuyacaklarımı ve üzerine düşüneceklerimi görmeye şu zamanda ihtiyacım varmış. Kitabın pek çoğu karakteriyle hem benzeşen hem de ayrışan yönlerimizin olduğunu fark etmek ve empati kurabilmek; bir kez daha hepimiz yalnız olduğumuzu düşünsek de hepimiz ötekilerin bizi anlamayacağını düşündüğümüz bir durumda kendimizi yalnızlığa terk ettiğimizi gösterdi. Benzer duygulara sahip olabilen benzer varlıklar olduğumuzu anlamamız ancak böyle yazılarda ve çok nadir de olsa içini dökmeye karar veren dostlarımızın sohbetlerinde ortaya çıkıyor. Belki bazen biz de Maria gibi ne istediğimizi neyi böylesine beklediğimizi bilmiyoruz ve belki de bazen Raif gibi biz de yalnızlığımızın o kulak tırmalayıcı seslerini bastıran kişiyi bulduğumuzda ne pahasına olursa olsun kaybetmek istemiyoruz; bazense bir kişi yüzünden kırılan güvenimizle birlikte bütün insanlara küsüyor o kişiyi bütün insanlığa mâl ediyoruz... Yine de bütün yaşanan ve yaşanamayanlarla hayat bir şekilde devam ediyor.
Edebiyat-Düşünce
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,6bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·120 syf.··
2023 25. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2023 00:00
Bu kitabı bilmeyen yok zaten. Kısaca bahsetmek gerekirse George Orwell'ın SSCB'nin kuruluşundaki Stalinizm'e yazdığı bir eleştiri mizahisi diyebiliriz sanırım. Açıkçası bu konular hakkında çok da bilgili değilim, duyup da ilgilenmediğim olaylar zinciri ancak kitabı okurken ister istemez merak edip bir araştırıyorsunuz. Kuralların birden değişmesi ve kimsenin hiçbir şey fark edememesi, yoldaşlık sisteminin çok farklı bir boyuta "kölelik" belki de "sömürgecilik" diyebileceğimiz bir yöne evrilmesi... Kitap sayesinde çeşitli manipülasyon taktiklerinin de farkına varabilirsiniz eğer bilmiyorsanız. ANCAK bunu söylemek biraz garip olabilir ama pek çok insanın aksine okurken sıkıldım ben ve çok da ilgimi çekmedi. Aynı yazarın 1984'ü mesela, çok daha efsane bir kitaptı ve fazlasıyla kısa bir sürede bitirdiğimi hatırlıyorum - bundan çok çok uzun olmasına rağmen- bu kitapsa kısaydı ama elimde çok uzun kaldı. Yine de verilmek istenen mesaj verildiyse okuyucuyu içine alıp almaması çok da önemli sayılmaz galiba.
İnceleme
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Yediveren Yayınları · 2022296,8bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2023 26. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2023 00:00
Kapağı vesaire ilginç gelmişti ve birden almıştım bu kitabı. O kadar âni oldu ki son sayfasının yırtık olduğunu okuyacağım zaman fark ettim. Aslında güzeldi ve son sayfayı yırtmak - sadece bir kısmını bırakmak- çok yaratıcı bir fikir olmuş. Ancak sonda ne yazdığını ister istemez merak ediyor insan. Keşke onu bulabileceğimiz bir yol da olsaydı. Örneğin yazılı olduğu bir yer ya da bir baskı, bir şekilde ulaşabilseydik. Ama merak unsuru ve bunu dengelemesi olarak güzeldi. Öyle, akıcı bir günde bitirilebilecek bir kitap. Katili arıyorsunuz ve birden çok şaşırıyorsunuz. Aldıysanız okuyabilirsiniz ancak birisi benden kitap önerisi istese bunu önerir miydim ya da aklıma gelen ilk 10 kitaptan biri olur muydu? Sanırım olmazdı. Ayrıca yazım dilini çok sade buldum ben, sanırım okuduğum diğer kitapların sanatlı dillerine alışmış olmam sebebiyle çok basitleşmiş bir dil olarak geldi bu da biraz sıktı açıkçası.
İnceleme
Şu Saatte Orada mıydın?!Bilal Sami Gökdemir · Kent Kitap · 20121,379 okunma
Ruha dokunan
Puan vermedi·160 syf.··
2023 24. kitabı
Ah çok nahif çok tatlı mektuplar okudum ve nasıl bittiğini bile anlayamadım. Öncelikle içerik bakımından yorum yapayım. Zaman zaman dönemin siyasi yapısıyla ilgili çıkarımlar yapabildiğim yazılar da vardı. Sabahattin Ali'nin hayatını kaba taslak bilen biri olarak biraz daha detaylı araştırmaya teşvik etti beni. Onu biraz daha anlamaya çalıştım. Ayrıca sanatını, kalemini çok beğeniyorum, kullandığı kelimeler kurduğu cümleler, yönünden sevebileceğim gibiydi (ne çok fazla Arapça/Farsça kökenli olup anlaşılmaktan uzak ne de şu anki nispeten kaba dilimize yakın.). Açıkçası buraya minik ve hayali bir parantez açmak istiyorum, hem kendimi hem de çevremi eleştirmek adına. Bazen çok yapay bir dil kullanıyormuşum(uz) gibi hissediyorum maalesef ki ben de bu güruha dahilim. Birine özlem duysam "seni özledim" derim, anneme sordum sen ne dersin diye "Burnumda tütüyorsun" derim dedi, onun ki yine bana göre daha iyi, ama Sabahattin Ali "Seni göreceğim geldi" demiş. Söylediklerimiz aynı olsa bile kibarlık dereceleri ne kadar da farklı, en azından ben öyle düşünüyorum. Umarım ufak bir örnek de olsa anlatabilmişimdir. Kitaba geri dönecek olursak yazarımızın eşi ve kızına yazdığı mektupları barındırıyor. Her birini okurken hasretini burnumun ucunda hissettim sanki, onun yerine benim canım acıdı. İçinde pek çok yerde minik minik altını çizmeden de edemedim, bir ara bütün kitabı çizeceğimi zannetmiştim (bir ara alıntılarımı da paylaşmak istiyorum). Bittiği için biraz buruk hissediyorum, kitapta geçen son mektubundan sonra aşağı yukarı bir ay yaşamış o mektupta da onlara olan hasretinden onları görmeye geleceğinden bahsetmiş burası biraz kalbimi kırıyor, acaba görebildi mi? Keşke öldürülmeseydi de daha çok romanını, öyküsünü, mektubunu okuyabilseydik... Bu da böyle bir kitaptı
İnceleme
Canım Aliye, Ruhum FilizSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202031,6bin okunma