★ Peyami Safa'nın 1950 yılında Yeni İstanbul gazetesinde tefrika edilen ve üç ana bölümden oluşan Yalnızız; isminden anlaşılacağı üzere bir arada yaşamasına rağmen kendi içinde 'yalnız' kalan, baskı altında ve dar bir alana hapsolmuş roman kahramanlarının hikayesini anlatır.
★ Meral, gizlice görüştüğü Samim'in, ağabeyi Ferhat’ın ve sonunun annesi gibi olmaması için sürekli uyaran babasının baskıladığı çemberde hapsolmuş bir hayatı yaşar. Abisi Ferhat, nişanlısı Selmin’den ayrılmasının ve onunla dört aydır görüşmüyor olmanın açmazı içinde hapsolmuş bir hayatı yaşar. Karakterinde bağımsızlık inadı olan Selmin, Ferhat’tan ayrılmış olmasının yanında annesi Mefharet’in bitmek bilmeyen şüpheleri ve baskısı altındadır. En ince ruh meteorolojisi, neşe anları pek kısa süren Mefharet, kızı Selmin’in gayrimeşru ilişki sonucu hamile kaldığı şüphesiyle ve oğlu Aydın’ın hastalığı sebebiyle kendi kendine hayatı zindan eder. Her şeyden haz alan Besim rahat yaşama alanınında ablası Mefharet’in evhamlarından, kuruntularından, aşırıya kaçan şüphelerinden ablasının davranışlarını sürekli idare etmeye çalıştığı bir hayatı yaşamak zorunda kalır.
★ Kendi dünyalarına çekilmiş olan bu kişilerin yaşadıkları ruh çatışmaları beraberinde yalanı, şüpheyi, korkuyu, güvensizlliği ve aldatmayı getirir. Bu nedenle roman kahramanları içinde bulundukları durumdan daha iyi olan bir dünyaya kaçmayı düşünerek kurtuluşu ararlar. Meral ve Selmin daha iyi yaşam koşullarına sahip olacakları Paris'e gitmeyi arzularken; mutluluğu sadece maddede arayan insanların dünyasından memnun olmayan Samim ise kendine bir düşler ülkesi/ütopya inşa eder. Ve bu dünyaya 'Simeranya' adını verir.
« Bir yerde yolunda gitmeyen bir şeyler varsa orada ütopik arayışlar ortaya çıkar. »
★ Peyami Safa da 'Yalnızız' romanında