Bebek annesinin gözlerinde yeterince güzel,akıllı ,sevimli olduğunu ve sevildiğini değerli olduğunu görebilmelidir.Ağır stres ve olumsuz koşullarla başa çıkamayan bireyde(ki bu bir anne de olabilir)savunma mekanizması olarak duygusuzluk gelişebilir.Anne depresyon ya da ağır travma nedeniyle duygusal olarak donup kalmışsa ve yüzünde de ölü anne tabiriyle hiç mimik yoksa ,bebeğin özgüven duygusu ve yeterlilik duygusu tam anlamıyla gelişemez.Bebek annesi tarafından kucaga alınıp sevilse bile ,bu inandırıcı olmaz.Böyle bebekler büyüdüklerinde başkalarının onayını ve beğenisini sürekli almaya çalışırlar.Kendilerini sevdirmek için aşırı verici ya da fedakâr olabilirler.Başkalarının kendi haklarında ne düşündüğü çok önemli hâle gelir.
Uçurumun kenarındaki adama hayat uzundur diyorsun.Yaz var ,kış var ,bahar var diyorsun.Belki doğru my darling .Ama ben var mıyım ?
Neden insanlar saadet kaybolmadan farkına varamıyorlar?Telepati neden yalan ? Ben hıçkırırken sen nasıl uyuyabiliyorsun?...
Başın ağrıyordu.Ama benim saatlerce ,günlerce başım ve ruhum ağrıyor.Ne istiyorum?Bilir miyim?
Yaralıyım my darling.Baştan ayağa yaralıyım.Bu eski bir hikaye .Yalnız hazin tarafı hiçbir hikayeye benzemiyor.Ne olurdu bu kitaplardan birinde kendiminkine benzer bir hikaye bulsam.Şu anda merhamete bile susuzum.Demek ben kendisine ancak birkaç saat tahammül edebilecek bir insanım my darling Trajediler uzun sürmez.
Bazen bir kuyuya benziyor hayat.Kör,pis,zehirli bir kuyuya.Boğuluyorum.Ölüme koşacak mecalim kalmıyor.Kimseyi görmüyor gözüm.Sevdiklerim yabancılaşıyor.Kitaplar tuğla oluveriyor birden.Dostlarımın sesini tanımıyorum.Varlığım bir tele asılıyor.Bir kâbus bu.Bir hastalık.Gözlerimi kaybettikten sonra bu kuyuya daha sık düştüm.Uzun sürmüyor.Uzun sürse delirirdim.