Ona göre her sağlıklı insan, ruhunda en az bir şeytan besliyordu. Hal böyleyken, kimselere yar olmayan masumiyetin izini sürmekten de, hazrete sahip olamadığım için kederlenmekten de vazgeçmeliydim.
Döne döne yanmaya gelmiş bir faninin döne döne soğumayı adet edinmiş bir çukura bırakabileceğinden fazla kor bırakıyordum geride. Tamam, büsbütün insan ziyanlığı sayılmadığımı ispata çalıştığım da olmuştu.
Başkası olsa, o kadar kusuru kadı kızının çeyizine sayıp geçerdi. Ben geçmezdim. İrili ufaklı tekmil kusurum gibi, bunun için de kendime yüklenip suçluluk duymayı tercih ederdim.